Pc virüsü reyting peşinde

11 Mayıs 2008 voLkAn Kategori: Haberler [Teknoloji] Yorum Yok »

PC virüsü reyting peşinde

Son günlerde MSN kullanıcılarına, bilgisayarına virüs bulaşmış kişi listesinde bulunan kullanıcılar tarafından, bazı televizyon programlarının reklamının yapıldığı link mesajları gelmeye başladı.

Son günlerde MSN kullanıcılarına, bilgisayarına virüs bulaşmış kişi listesinde bulunan kullanıcılar tarafından, bazı televizyon programlarının reklamının yapıldığı link mesajları gelmeye başladı.

Barkom Bilgi Sistemleri ve Danışmanlık Genel Müdürü Kemal Özer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ‘’solucan” olarak da bilinen, arkadaşlık siteleriyle kendisini gösteren bilgisayar virüslerinin, kullanımı son yıllarda hızla yaygınlaşan MSN üzerinden de etkili olduğunu belirtti.

Bu virüslerin, ulaştıkları bilgisayarın işleyiş sistemini bozabildiğini ya da sistemi tamamen çökertebildiğini vurgulayan Özer, ”Bu virüsler, MSN listenizde ekli bir kişi gibi davranarak size link gönderiyor. İçinde ne olduğunu görmek için link açılmak istendiğinde virüs, sizin de bilgisayarınıza geçmiş oluyor” dedi.

MSN’nin açıklarından yararlanılarak bilinçli olarak geliştirilen bu minik virüslerin, bir MSN grubundaki tek bir kullanıcıya erişmesi durumunda, aynı gruptaki herkese otomatik olarak link göndererek erişmeye çalıştığını dile getiren Özer, bu virüslerin, televizyon programlarının reklamını yapmak isteyenlerce de bilinçli olarak kullanıldığını belirtti.

Zararlı bir yazılım olan virüslerin, ticari bir firmanın ya da televizyon programlarının reklamının yapılması için kullanılmasının masum bir davranış olmadığını dile getiren Özer, şunları kaydetti:

”Bu istek dışı reklam amaçlı virüs, bilgisayarlara zarar verebileceği gibi gayri ahlaki sitelere kişileri yönlendirmektedir. Özellikle çocukların yoğun kullandığı MSN haberleşmesinde bu çirkin yöntemin kullanılması iyi bir reklam çalışması değildir. Yaklaşık bir aydır MSN kullanıcıları, ‘A televizyon programı şu saatte şu konuklarla yayınlanacak’, ‘B dizisinin son bölümü şu saatte yayınlanacak, kaçırmayın’ veya ‘A ürünü stoklarımızda’ şeklinde mesajlar gelmeye başladı. Programlarına izleyici toplamak isteyen kişilere bu virüs ve solucanların pazarlandığı açıkça görülmektedir. Bu tür virüslerle izleyicilere ulaşılmaya çalışılması, etik olmadığı gibi suçtur.”

Özer, yetkili makamlardaki bilişim uzmanlarının bu tür çalışmaların kaynağına erişmelerinin mümkün olacağını belirterek, bu tür istenmeyen MSN spamlarının engellenmemesi durumunda MSN’nin de bir çöplüğe dönüşebileceğini ve kullanıcıların MSN hesaplarını kapatmak zorunda kalacağını bildirdi. Özer, bu nedenle MSN’nin sahibi Microsoft’un bu açığı acilen kapatması gerektiğini kaydetti.

-SUÇ İŞLEMİŞ DURUMA DÜŞEBİLİRSİNİZ-

MSN’den gönderilen bu tür mesajların hiç akla getirilmeyen olumsuz sonuçlar da doğurabileceği uyarısında bulunan Özer, ”Bazen bir arkadaşınızdan gelen ‘lütfen üzerine tıkla’ gibi masum ifadeler yazılı linkleri tıkladığınızda, ekranınızda bir porno sayfası açılabiliyor. Bir porno sitesini ziyaret etmiş göründüğünüz için de her hangi bir yasal takipte IP numaranızdan tespit edilebilir ve hiç ilginiz yokken suç işlemiş duruma düşebilirsiniz. Bu nedenle yüzde yüz emin olmadığınız bir MSN mesajı linkini tıklamayın ya da mesaj kutunuza gönderilen her mesajı açmayın” diye konuştu.

Özer, bilgisayara çeşitli amaçlarla gönderilen MSN’den gönderilen virüslerden kurtulmak için kaliteli bir antivirüs programına sahip olmak, bu antivirüs programını da sürekli güncellemek gerektiğini sözlerine ekledi.

AddThis Social Bookmark Button

Turkcell İnterneti yayacak

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Haberler [Internet], Haberler [Teknoloji] Yorum Yok »

Turkcell İnterneti yayacak

Turkcell Genel Müdürü Süreyya Ciliv, önümüzdeki aylarda 3G’nin lisansları da verildiği zaman yatırımlarını yapıp, internetin yayılması için daha hızlı bir şekilde çalışacaklarını bildirdi. Telekomünikasyon Kurumunca düzenlenen ”Dünya Telekomünikasyon ve Bilgi Toplumu Günü” kutlamaları kapsamındaki ”Sayısal Uçurum ve Bilgi Toplumuna Doğru Temiz İnternet” oturumunda konuşan Ciliv, iletişim ve teknolojinin, Türkiye’nin geleceğinde ve büyüme hızında çok önemli bir rolü olduğuna inandığını söyledi. Teknolojinin, Türkiye’nin gelişmesinde çok önemli rol oynayacağını söyleyen Ciliv, gerek kamu, gerek sivil toplum ve gerekse sektördeki diğer firmalarla birlikte, Türkiye’yi teknoloji yaratan ülke konumuna getirmek için çalışacaklarını belirtti.
Ciliv, ”Dünyanın en iyi teknoloji üreten firmaları ile karşılaştırdığımızda, Türk insanının eksiği yok, fazlası var. Türk insanının hırsı, dinamizmi diğer ülke insanları ile karşılaştırıldığında daha fazla” görüşünü aktardı.
Ciliv, bugün mobil iletişim ile nüfusun yüzde 98′inden fazlasını internete ulaştırdıklarını söyledi.
Yeni yatırımlar için 3G lisanslarını beklediklerini açıklayan Ciliv, ”Önümüzdeki aylarda 3G’nin lisansları da verildiği zaman yatırımlarımızı yapıp, daha hızlı bir şekilde internetin yayılması için çalışacağız” dedi.
TÜRK TELEKOM
Türk Telekom Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Paul Doany ise güvenli internet konusunda Intel ile bir eğitim projesi yürüttüklerini ve 600 bin öğretmene eğitim verdiklerini söyledi.
İnternetin, eğitimin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Doany, her türlü araç ile internet bağlantısının desteklenmesi gerektiğini kaydetti. Güvenli internet konusunda da bilgi veren Doany, ”Güvenli internet, internetin yokluğu anlamına gelmiyor. Bu çok önemli bir mesaj. Bu konuda dikkatli olmalıyız” dedi.
İnternetin daha geniş alanlara yayılmasının herkes için ahlaki bir zorunluluk olduğunu, tüm vatandaşların en azından belli bir seviyede internete giriş konusunda eşitliğe sahip olması gerektiğini vurgulayan Doany, ”256′nın altındaki hızlar kabul edilemez” dedi.
AVEA
Avea Üst Yöneticisi (CEO) Cüneyt Türktan da internet kullanımında sayısal uçurumun sosyal adaletsizlik getirdiğini söyledi.
Bu uçurumu azaltmak için dijitalleşme çalışmaları yapmak gerektiğine dikkati çeken Türktan, ”Sayısal uçurum, sosyal ve ekonomik koşullarda farklılık gösteren ticari işletme ve bireylerin, bilgi ve haberleşme teknolojilerine erişimlerindeki sosyal adaletsizliktir” dedi.
2011′de Türkiye’de dijitalleşen internet abone sayısının 16 milyon olmasının beklendiğini açıklayan Türktan, buna karşın ekonomik, sosyal adaletsizlik veya sayısal uçurumun azaltılması kapsamındaki yapısal tedbirlere tamamıyla uyulmaması durumunda, bu rakamın 9,5-10 milyon seviyesinde kalabileceğini, aradaki 7 milyonluk farkın, stratejilerin önemini ortaya koyduğunu kaydetti.
Türktan, ”Bu rakamın düşük kalması, e-ticarette oluşacak ticaret hacminin asgari değerde kalması, kültürün yeterince tanıtılamaması ve istihdamın geliştirilememesi gibi sıkıntılar oluşturabilir” dedi. Cüneyt Türktan, temiz internet konusunun, internet kullanıcıların demokratik haklarını ellerinden almak anlamına gelmediğini söyledi.
TAYFUN ACARER
Telekomünikasyon Kurumu Başkanı Tayfun Acarer de bu yıl Dünya Telekomünikasyon Günü ana temasının, ülkeler arasında artan sayısal uçurum olduğunu ve bunun azaltılması için çalışıldığını söyledi.
Bilgi ve iletişim teknolojilerini iyi bir araç olarak kullanan ülkelerin elde ettikleri gelişme düzeylerine dikkati çeken Acarer, bu konudaki en önemli etkenin, bu ülkelerin bilgi ve iletişim sektöründe makro bazda belirledikleri hedefler ve bu hedeflere ulaşmak için izledikleri politikalar olduğunu vurguladı.
Bu yöntemlerin ortak faydasının ar-ge ve yerli sinai/fikri mülkiyet haklarının geliştirilmesi olduğunu vurgulayan Acarer ”Ar-ge ve sınai-fikri mülkiyetin gelişimi, bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe Türkiye’nin hedefidir. Bu hedef, sadece Türk vatandaşlarının değil, Türkiye’de bu sektörde faaliyet gösteren tüm işletmelerin de hedefi olmak zorundadır” diye konuştu. Acarer, bundan sonra yapılması gereken işlerin, bilgi ve iletişim teknolojileri sektöründe yer alan her büyüklükteki kuruluşun, yerli sınai ve fikri mülkiyetinin artırılarak, azami sayıda ar-ge personeli istihdam edip yetiştirmesi olduğunu söyledi.

Kaynak: İnternet Haber

AddThis Social Bookmark Button

Youtube sonunda diz çöktü

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Haberler [Teknoloji] Yorum Yok »

Youtube sonunda diz çöktü

Atatürk’e saldırıda bulunan bir video yüzünden Türkiye’de de bir dönem erişim yasağıyla mücadele eden YouTube Tayland’daki krizi sansüre boyun eğerek aştı. Türkiye’deki krizle aynı zamana denk gelen Tayland olayında Kral Bhumibol Adulyadej’in bir çift ayağın yanında gösterildiği videosu başrolü oynamıştı. Hükümet bu videoları yollayanlara 15 yıl ceza verceğini açıkladı, YouTube ise söz konusu videoyu sansürledi ve ileride yollanacak benzerlerini de sileceğini açıkladı.

Kaynak: İnternet Haber

AddThis Social Bookmark Button

Ampulü patlatan Türk buluşu

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Haberler [Teknoloji] Yorum Yok »

Ampulü patlatan Türk buluşu

Türk araştırmacılar, Edison’un icat ettiği ampule alternatif nanoteknoloji ürünü ışık kaynağı üretti. Bu müthiş buluş Bilkentli araştırmacıların imzasını taşıyor. ”Ayarlanabilir beyaz ışık” teknolojisi ile Edison’ın icat ettiği Ampuller tarih olacak. Edison’ın keşfi olan ampuller ısıyı ışığa dönüştürüyordu. Türk imzası taşıyan buluş ise üretilen nanokristalli ledler ile elektrik enerjisini direkt ışığa çeviriyor. LED (Light Emitting Diode, Işık yayan Diyot) tabanlı ışık kaynaklarının ömrü 23 yıl sürecek. Türklerin müthiş buluşu otomobillerin aydınlatma sistemini de kökten değiştirecek.
Üstelik bu yeni ışık kaynağı yüzde 90 oranında enerji tasarrufu sağlıyor. Yeni buluş, enerji tasarrufu ile küresel ısınma sorununa da çözüm yolunda katkı sağlayacak. Bu müthiş çalışma, dünyanın en prestijli dergileri arasında bulunan ”NANOTECHNOLOGY” dergisinin 14 Şubat 2007 baskısında da kapak konusu oldu.
Müthiş buluş, Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü ve Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Hilmi Volkan Demir ile öğrencileri Sedat Nizamoğlu, Tuncay Özel ve Emre Sarı’nın imzasını taşıyor.
Demir, başkanlığını yaptığı araştırma grubunun, nanokristal kullanarak beyaz ışık üretimini dünyada ilk kez ayarlanabilir renk özellikleri ile başardıklarını kaydetti.
LED’lerin günümüzde ampulsüz trafik ışıkları, kamera, mikroskop ışık kaynakları gibi kullanım alanları olduğunu ifade eden Demir, “LED’ler, evlerimizde kullandığımız ampuller ve florasan lambalarının yerine geçecek. Keşif, geleceğin iç mekan ve otomotiv aydınlatma fonksiyonlarını tamamen değiştirecek nitelikler taşıyor” dedi.

BİR ÖMÜRDE 4 AMPUL
Yeni teknoloji ürünü ışık kaynaklarının çok uzun yıllar dayanabildiğini ve elektrik enerjisini bire on oranında az kullandığını belirten Demir, ”Ampullerin dayanaksızlığını evimizde ne sıklıkta ampul değiştirdiğimizi düşünerek kolayca anlayabiliriz. Bir LED’i günde 12 saatten 23 yıl süreyle kullanabilmemiz mümkündür, bu da ortalama yaşamda sadece 4 defa ışık kaynağını yenilemek anlamına geliyor” dedi.
LED’lerle tüm dünya elektrik harcamasının yüzde 50 miktarında azaltması öngörülüyor. Dünyada üretilen tüm elektriğin yüzde 20’si aydınlatmada kullanılıyor. Tüm bu nedenlerden dolayı nanokristal katkılı beyaz ışık kaynakları hem bilim dünyasında hem de endüstride büyük ilgi çekti. Bu müthiş buluşun tasarımı, modellemesi, fabrikasyonu, deneysel karakterizasyonu ve kuramsal analizi de dahil olmak üzere tüm basamaklarının Bilkent Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Şimdi geriye sadece üretmek kaldı.

Kaynak: İnternet Haber

AddThis Social Bookmark Button

Cep telefonu dinlemeye son

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Haberler [Teknoloji] Yorum Yok »

Cep telefonu dinlemeye son

Satışı için izin beklenen Gold Lock isimli program ile cep telefonları dinlenebilmesini imkansız hale gelecek. Teknosafe isimli firmanın pazarlama müdürü Ersin Özkan, bir İsrail firmasından Gold Lock isimli programın Türkiye distribütörlüğünü aldıklarını ve programın satışı için izin beklediklerini söyledi.
Program nasıl çalışıyor?
”Program, cep telefonlarının dinlenmesine karşı iki kat güvenlik duvarı oluşturmakta. 1024 bit asimetrik ve 256 bit simetrik şifreleme sayesinde telefonların dinlenebilmesi imkansız hale gelmekte. İngiliz Colombia Üniversitesi’nin hazırladığı bir rapora göre 1024 bit şifrelemeyi bir saniyede 1 milyon işlem yapan bir bilgisayarın çözebilmesi için 300 milyar yıl gerekmekte.
Şifrelemeye geçiyor
Üstelik, bu sistemde her telefon görüşmesinde farklı şifreleme yapılmakta. Böylece telefonun dinlenebilmesi imkansız hale gelmektedir. Program ile birlikte cep telefonu iki modlu olarak çalışmaktadır. Birinci modda normal görüşmeler yapılabilmekte, ikinci modda ise sadece kriptolu görüşmeler yapılmakta. Kriptolu görüşme için karşı taraftaki telefonda da güvenlik programının yüklü olması gerekmekte.”
Fiyatı 1000 dolar
Programın symbien işletim sistemli tüm cep telefonlarına yüklenebileceğini ifade eden Özkan, ürünü 1000 dolardan piyasaya sunmayı planladıklarını söyledi. Piyasada izinsiz olarak çok daha düşük güvenilirlikli programların 3-4 bin avro fiyat ile satıldığını öğrendiklerini kaydeden Özkan, kendilerinin satışa sunacağı ürünün ise çok daha ekonomik olduğunu sözlerine ekledi

Kaynak: İnternet Haber

AddThis Social Bookmark Button

Korsan Yazılımla Mücadele Yetersiz

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Haberler [Teknoloji] Yorum Yok »

Korsan Yazılımla Mücadele Yetersiz

Türkiye, korsan yazılım kullanımının neden olduğu ekonomik kayıplar açısından 22`nci sırada yer alıyor. Bilgi teknolojisi ve telekomünikasyon sektöründeki kuruluşlar için araştırma ve analizler yapan uluslararası araştırma şirketi IDC`nin, korsan yazılımla mücadele amacıyla faaliyet gösteren İş Yazılımcıları Birliği (BSA) ile birlikte yaptığı 2006 yılı “Küresel Korsan Yazılım Araştırması” tamamlandı. Araştırmanın sonuçlarına ilişkin bilgi veren BSA Türkiye Koordinatörü Tolunay Tomruk, korsan yazılım kullanımının geçen yıl 2005 yılına göre 62 ülkede düştüğünü, 13 ülkede yükseldiğini söyledi.
Kişisel bilgisayar ve internet kullanımının yaygınlaşmasıyla korsan yazılım kullanımının da arttığına işaret eden Tomruk, araştırmaya göre korsanlıktan kaynaklanan yazılım sektöründeki kayıpların yüzde 15 oranında artarak 39.5 milyar dolara yükseldiğini kaydetti.
“Etkili denetim ve yaptırım şart”
Tomruk, araştırmada Türkiye`de korsan yazılım kullanım oranının bir önceki yıla göre 1 puan azalarak yüzde 64`e gerilediğinin belirlendiğini söyledi.
Türkiye`de üst üste üç yıldır korsan yazılım kullanımı oranının birer puan azaldığını ifade eden Tomruk, buna karşın neden olduğu ekonomik kayıpların yüzde 250 artarak yılda 314 milyon dolara ulaştığını kaydetti.
`Korsan yazılımla mücadelenin daha başarılı olabilmesi için denetim ve yaptırımların daha da etkinleştirilmesi gerekiyor` diyen Tomruk, `Korsan yazılım kullanımı azaltılırsa Türkiye, genç nüfusunun da etkisiyle bilişim teknolojileri sektöründe faaliyet gösteren yerli ve yabancı yatırımcılar için cazibe merkezi haline gelir` dedi.
“36 bin kişiye istihdam sağlanır”
Tomruk, korsan yazılım kullanımının önlenmesi açısından Türkiye`de mevzuatın yeterli olduğunu ancak uygulamanın istenilen hızlara ulaşamadığını, bunun da ekonomik kayıpları artırdığını ifade etti. Korsan yazılım kullanımında sadece 10 puanlık bir düşüşün, sektörde 36 bin kişiye istihdam imkanı sağlayacağını vurgulayan Tomruk, bunun GSMH`ya 1 milyar dolarlık ilave gelir anlamına geldiğini belirtti.
IDC`nin araştırmasına göre, 2006 yılında bazı ülkelerdeki korsan yazılım kullanım oranları yüzde olarak şöyle:

Türkiye: 64
Avusturya: 26
Belçika: 27
Danimarka: 25
Finlandiya: 27
Fransa: 45
Almanya: 28
Yunanistan: 61
İrlanda: 36
İtalya: 51
Hollanda: 29
Portekiz: 43
İspanya: 46
İngiltere: 27
Japonya: 25
Macaristan: 42
Polonya: 57
Brezilya: 60
Meksika: 63
Malezya: 60
Tayvan: 41

Kaynak: İnternet Haber

AddThis Social Bookmark Button




Eglence
irc hosting, web hosting, web tasarim

kiralik bobchat