Nerede Birlikte Olmalı

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Nerede Birlikte Olmalı
İLK etapta yatakta. Gerçekten de seks yapmak için yataktan daha iyi bir yer yoktur. Ama, zamanla yatak da sıkıcı olmaya başlayabilir. Seks hayatınızı başka odalara taşımanız oldukça yararlı olabilir.

En başta oturma odasını deneyebilirsiniz, hemen hemen hepsinde koltuk vardır. Daha olmadı, yere bir battaniye serip deneyebilirsiniz. Romantik bir hava oluşturmaya özen göstermeyi unutmayınız. Mutfağı da unutmayın.

Hem duş, hem de yüzme havuzunda seks yapmanın dezavantajları vardır. İlk önce kaygan sıvılar, bol suyun olduğu yerlerde dayanmaz. Duşda sadece ayakta pozisyonu geçerlidir.

Bu durumda duş kabinlerinin zemininin kaygan olması tehlike yaratabilir. Ama burada bahsettiğimiz olumsuzluklar, sizi denemekten alıkoymasın.

Çoğu insan bunu doğaya yakınlaşmak olarak görür. Eğer dışarıda seks yapmayı planlıyorsanız, yanınızda bir örtü götürmeyi unutmayın. Ayrıca sinekleri caydırıcı spreyleri veya güneşten koruma kremlerini, seksten sonra uygulayın.

Okşamayı bilmek gerek

OKŞAMAK, cinsel bir eylem olup her iki partnerin de zevk almasını sağlar. Okşamak, öpüşmeyle başlar ve kişilerin duyguları yoğunlaştıkça daha heyecanlı, ateşli bir duruma gelebilir.

Okşamak her iki tarafın partneri konusunda bilgi sahibi olmasına yardımcı olur. Okşamak esnasında hoşunuza giden ve gitmeyenleri karşı taraf kolaylıkla anlayacaktır. Ayrıca bir ilişkide duygasıllığı ön plana atmak da ilişki açısında çok önem taşımaktadır.

Bunu da öpüşerek, birbirinizi okşayarak ve birbirinize sarılarak elde edebilirsiniz

AddThis Social Bookmark Button

Seks Bağımlısı Mısınız ?

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Seks Bağımlısı Mısınız ?
SEKS bağımlısı olduğunuzu düşündüğünüz hiç oldu mu? İşte size bunu sınama fırsatı… Testte 1 - 3 arası soruya evet yanıtı veren kişi cinsel sorunlarını arkadaşları ve ailesiyle paylaşabilecek ılımlı bir seks bağımlısı olarak tanımlanırken, çok sayıda soruya evet cevabı verilmesi testi yanıtlayanın tedavi görmesi gereken bir seks bağımlısı olduğunu ortaya koyuyor.

1- Çocukluk çağlarınızda hiç cinsel tacize uğradınız mı?

2- Düzenli olarak seks dergileri alıyor musunuz?

3- Seksi veya cinsel fantezilerinizi sorunlarınızdan bir kaçış yolu olarak görüyor musunuz?

4- Gün içinde tamamen cinsel fantezilere odaklandığınız zamanlar oldu mu. Fantaziler sizi etkisi altına aldı mı?

5- Seks hatlarına veya internetten yayın yapan seks sitelerine ödeme güçlüğü çektiğiniz oldu mu?

6- Arkadaşlarınız ya da ailenizin sizin cinsel davranışlarından şikayetçi oldukları hiç oldu mu?

7- Halka açık tuvaletlerde, parklarda tanımadığınız kişilerle cinsel ilişkiye girmek için arandığınız oldu mu?

8- Pornografik yayınların, telefon veya bilgisayar aracılığıyla yapılan seksin romantik ilişkilerinizin önüne geçtiği oldu mu?

9- Seks hizmeti veren saunalara, seks kulüplerine gidiyor musunuz?

10- AIDS olduğunuzdan şüphelendiğiniz ve bu durumda korunmadan cinsel ilişkiye girdiğiniz hiç oldu mu?

11- Para karşılığı cinsel ilişkiye girdiniz mi?

12- Halka açık bir yerde cinsel ilişkiye girmeniz yüzünden tutuklandınınız mı?

13- Cinsel aktiviteleriniz, işinizi olumsuz etkileyerek arkadaşlarınızı kaybetmenize neden oluyor mu?

14- Cinsel ilişkinin ardından kendinizi depresyonda mı hissediyorsunuz?

15- Size zarar gelebileceğini bildiğiniz halde tehlikeli veya riskli ilişkilere girdiniz mi?

AddThis Social Bookmark Button

Yaşa Göre Cinsellik

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Yaşa Göre Cinsellik

Her yaşta ve her dönemde seks farklı algılanır ve yaşanır. 20′li yaşlarda performans önemliyken, 60′lı yaşlarda içten bir sarılma yeterli olabiliyor…

Seks, canlıların türlerini sürdürmesi ve soyadlarının devam etmesinden öte anlamlar taşıyor…

KİMİLERİN göre bir oyun ya da bir yarışa dönüşürken, kimilerince romantizmin bir uzantısı olarak değerlendiriliyor. Bazılarının tanımı da Vazgeçilmez bir zevk oluyor seks için. Ancak, dürtülerimiz içimizde durduğu gibi durmuyor ve seks hayatımız yıldan yıla, ruh halimizin gösterdiği değişikliğe ve hormonlarımınızn faaliyetine göre iniş çıkışlar gösterebiliyor. Genç yaşlarda tüketircesine yaşanan seks, ilerleyen yıllarda hafif cimrice, çok uzun yıllar sonra da keşke eskisi gibi olsa diyerek yaşanıyor.

10 yaşından itibaren

GENÇ yaşlarda ilk deneyim gerçekleştiğinde küçük bir şok yaşanır. Bu konuda yaşanan korkuları, o dayanılmaz merak ve içgüdü yok eder zaman içinde. Bu yaşlarda fanteziler en azından iç güdüler kadar güçlüdür. Seks , ilk zamanlar dolu dizgin, ancak sonrasında kontrolden kolayca çıkabilecek gibi yaşanır.

20′li yaşlar

TECRÜBE ve yaşanan heyecan olarak 18 yaştan bir farkı olmamasına karşın, bu yaşlarda daha seçici ve olgun davranışlar görülür. Duygular daha derinleşmiş ve gelecek hayalleri daha bir belirginleşmiştir artık. Cinselliğin ve cinsel performansın zirvesine varılır. Çekicilik ve masumiyet çoğunlukla biraradadır ve had safhadadır. Bu dönemde yine de yanlış ilişkilere adım atılabilir. Ancak cinsellik , her türlü bedeline rağmenhayatın ilk şartı gibi görülür. Bu yaştaki erkeklerin olabildiğince çok kızla çıkmaya çalıştığı ve sık sık birbirlerine bu konuda hava attıkları bir dönemdir. Fakat bu dönemde erken evlilikler ve ölümsüzmüş gibi görülen büyük aşklar da hayli fazladır. Çoğu kez, 30′una gelmeden ikinci evlilikler için adım atıldığı görülür…

30′lu yaşlar

BU yaşlar uzmanlara göre özellikle kadınlar için altın çağdır. Cinselliğinin ve çekiciliğinin zirvesinde olan kadınlar bu yaşlarda uykusuzluk ve stres gibi etkenlere dayanıklı olduklarından, dilerlerse çok hareketli bir cinsel yaşam sürdürebilir. Bu yaş grubundaki her iki cins de fanteziler yaşar. Olgun ve kültürlü insanlarla birlikte olmaya özen gösterdiği gibi, birlikte olunan kişilerin maddi durumları da önem kazanmaya başlar.

40 ve ötesi

İŞTE önemli bir yaş dönemi… Cinsellik, olmazsa olmaz özelliğini kaybetmeye başlar artık. Eskisinden az seçici olunabilir ve cinselliği bir gün yitirecek olmanın kaygıları duyulmaya başlanır. Ara sıra bu yaşlarda çılgın fanteziler de yaşanabilir. Bu yaşların en bilinen fantezisi ise, genç bir partnerle birlikte olmaktır. Muhtemelen eşinizi son kez bu yaşlarda aldatırsınız.

50 ve ötesi

ARTIK tren kaçmış gibi gelir nedense. Oysa hiç te sandığınız gibi değildir durum. Pekala aşık olabilir ve cinselliği hala yaşayabilirsiniz. Hoş fantezileriniz olabilir ama gülünç olmamak için bunlrı kimseye anlatamazsınız. Geçirebileceğiniz çeşitli operasyonlar, gizli tutulur. Abartılı giyinmeler, tarzını değiştirerek genç görünme çabaları genellikle bu yaş grubundakilerde kendini hissettirir.

60 ve ötesi…

ARTIK duygusallık ön planda olsa da, herşeyi baştan yaşamak istersiniz. Keşke şimdiki aklımla genç olabilseydim dersiniz ve gençlerin yaptıklarına kızarsınız. Kendinizden 30 yaş genç birinin hayalini kurar ve sizin gibi yaşlanmış olan partnerinize derin bir iç çekerek bakarsınız. Bazen küçük kalp çarpıntıları yaşar, bazen de bizden geçti diyerek dizlerinize battaniyenizi örtmeyi tercih edersiniz. Güvensizlik ve içten içe kaybedilenlere derin bir iç çekersiniz. Gençleri kıskandığınız zamanlar bile olur. Oysa farkına varmanız gereken bir şey vardır artık, bu da sizin dede ve nine olduğunuzdur…

AddThis Social Bookmark Button

Erotik Haz

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Erotik Haz
Dr. William Masters ve Virginia Johnson’un, 1950′lerin sonunda seks konusunda yaptıkları araştırmalara kadar, kimse erotik hazzın nasıl meydana geldiğini bilmiyordu. Masters ve Johnson, röportajlar yaparak, fotoğraflar çekerek ve elektronikten yararlanarak yaptıkları incelemeler sonucunda, insanların gerçekleştirdikleri bir cinsel birleşmenin dört evresi olduğunu saptadılar.

Heyecanlanma Evresi: Fiziksel veya psikolojik cinsel uyarıma karşılık vererek başlar. Uyarım sonucunda erkeğin cinsel organı sertleşir, kadının vajinası kayganlaşır.
Cinsel İlişki Evresi: Heyecan artar, kalp daha hızlı atar, sık sık nefes alınır. Cinsel bölgelerdeki kan damarları şişmeye devam eder. Dişinin klitorisi uyarılmıştır. Uyarılma devam ederse klitoris, çevresindeki sünnet derisinden oluşan başlığının gerisine çekilir. Bu orgazmdan 1,5-2 dakika kadar önce olur. Klitorisin geri çekilmesi ile başlığının altında küçük bir yer açılır. Cinsel ilişki sırasında klitoris, penis, vajinaya girip çıkarken, bu yerde ileri geri hareket eder. Klitorisin sürtünmesi ile cinsel haz doruğa çıkar.
Orgazm Evresi: Cinsel organda 8-10 kuvvetli kasılma olur. Bu kasılmalarla dokularda tutulan sıvı serbest kalır ve damarlardaki kan rahatça akar. Böylece dehşetli zevk veren orgazm olayı gerçekleşmiş olur.
Sonuç Evresi: Orgazmdan sonra cinsel heyecanın fiziksel belirtileri yavaş yavaş kaybolur.
Seks için duygusal bağ kaçınılmaz değildir, ama kesinlikle olağan karşılanır. Dünyanın hiçbir toplumunda devamlı bir cinsel karmaşıklık yoktur. Devam eden ilişkiler tercih edilir.

Trobrian Adaları’ndaki ilkel toplumda bile, gençler büyüdükçe, cinsel beraberliklerin daha uzun süreli ve düzenli olduğu görülmüştür.

Cinsel zevk, ailenin kurulmasında gerçekten yardımcı bir faktördür. Ama, acaba tek eşlilik, yani bir kadın bir erkek, cinsel ihtirası tam olarak doyurabilir mi?

Cinsel çeşitlilik için doğal bir ihtiras var mıdır? Her zaman olduğu gibi bu sorunun da iki cephesi vardır. Seks konusu temel alındığında savaş berabere biter.

AddThis Social Bookmark Button

Anal Seksle İlgili Sorular

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Anal Seksle İlgili Sorular
Neden bir insan anal seks yapmak ister?

Bir çok insan için, anal seks büyük bir tabudur. Popodan yapılan seks kulağa kaba ve çirkin gelir ve cinsel sapıklık izlenimi verir. 1990′lar da, AIDS hastalığına yol açan HIV virüsünü anal yolla daha kolay bulaştırdığı düşünüldüğü için anal seks kötü bir etki bıraktı.

Ancak bazı insanlar anal seksi sever, bazıları da nefret eder. Bazıları da henüz anal seksi denememiştir ve merak etmektedir. Çoğu insan da böyle tabu haline getirildiği ve gizemli kaldığı için anal sekse karşı ilgi duymaktadırlar.

Analingus ne demektir?

Kimi insanların yalamaktan hoşlandığı veya yalanmaktan hoşlandığı, vücudun diğer bir bölgesi anüs (makat)’dür. Bazı insanlar ona dokunmayı seksuel anlamda tahrik edici bulurlar. Buna rağmen, biz burada, henüz güvenli anal seks hakkında bir açıklama yapmadık. Anus ve anat¹, partnerinizin sindirim sistemindeki bir çok hastalığı size taşıyabilir ve ağzınızda veya midenizde acılara sebep olabilir. Anal seks yapmak, çeşitli bakteriyal enfeksiyonlara yol açabilecek oldukça riskli bir davranıştır. Eğer siz veya partnerinizin anal seksten zevk almasını istiyorsanız güvenli seks tekniklerinden birini denemelisiniz.

Anal seks canınızı acıtır mı?

Anal seks canınızı acıtmamalıdır. Eğer acıtıyorsa, yanlış (hatalı) şekilde ilişki kuruyorsunuz demektir. Anal seksin, seks yaşamınızın dopdolu ve güvenli bir parçası olabilmesi için, yeterli miktarda yağlayıcı madde kullanmak ve biraz da sabır göstermek önem kazanmaktadır. Buna rağmen bazı insanlar, anal seksten hiç bir şekilde hoşlanmazlar. Sizin partneriniz de bu tip insanlardan biriyse, onun isteklerini saygı göstermeli, anal seks için onları zorlamamalısınız.

Anal seks gerçekte haz ve zevk verir mi?

Anal seksten haz bir çok şeyden alınabilir. Özellikle seks hakkında “tiksindirici” bir şey yapmak bir kısım insan için hoşa giden bir şeydir. Seks hayatınıza değişiklik katmanın da bir yolu olabilir. Anal seks süresince ortaya çıkan fizksel hisler, diğer herşeyden daha farklıdır. Sinirlerin sona erdiği yerdeki anat, ilişki esnasında beyne iyi sinyaller yollayarak, sizi ödüllendirir. Erkekler için, hazzın artmasına neden, prostat bezi olabilir. Penisin anüs halkasına içinde hareket etmesi yeni ve güçlü bir hoşlanma duygusuna neden olabilir.

Anal seks yapmak için neye ihtiyacınız Var?

Anal seks yapmak için birine verilebilecek önemli tavsiyeler şunlardır: Yağlandırıcılar, prezervatifler ve sabır. Alacağınız yağlandırcının prezarvatifle uyum sağlayacağından emin olunuz. Vaselin veya bebe yağı gibi yağlandırıcılar, sevişmeniz sona ermeden prezarvatifi devre dışı bırakacaktır. Ayrıca bu tarz yağlandırıcılar makat bölgesinde de enfeksiyon yaratabilirler.

Prezervatif kullanmak zorunda mısınız?

Siz ve partnerinizin herhangi bir hastalığı olmadığından emin olsanız bile prezarvatif kullanmanız gerekir. Anat, bir çok bakterinin ve enfeksiyonun evi gibidir. Bu da peniste yanmaya ve idrar yolu iltihabına yol açar. Anal seksten sonra temizlenmenizi de kolaylaştırır.

Anal seks etrafı çok kirletmez mi?

Anal seks böyle olmamalıdır. Tuvalete gitme ihtiyacınızı partnerinize söylediğinizde, bu sorun ortadan kalkacaktır.

Anal seks için nasıl hazırlanmalısınız?

Anal seksi uygulamak için üçüncü ve son şey sabırdır. Anal seksteki en zor aşama, penisin makat bölgesine girmesinde yaşanır. Makat halkası çok sıkıdır. Partnerizin sakin olması ve penisin girişinin yavaş yavaş yapılması gerekmektedir.

İlk etapta parmağınız veya ince bir dildoyla başlangıç yapabilirsiniz. Bu durumda en gerçekçi dildo kullanmak olur. Parmaklarınızı kullanmanızın avantajı ise, parmaklarınız makat bölgesinin içini hissedip o bölgeyi, daha iyi anlamanıza yardımcı olabilir. Parmağınızı yavaş yavaş makat bölgesine sokun. Her aşamada partnerinizin kaydedilen aşamaya alışmasına önem gösterin. Parmanığınız tamamen içeride olduğunda, parmağınızı çıkartıp tekrar sokun. Partnerizin makat bölgesini böylece bu harakete alıştırmış olursunuz. Bu aşamadan sonra, aynı hareketleri iki parmağınızla deneyin.

Anal seks için hangi pozisyonlar uygundur?

Anal seksi gerçek anlamda yapıyorsanız hangi pozisyonda olduğunuz önemlidir. Bir çok kadın üstte olmak ister. Diğerleri midelerinin üzerine uzanmaktan hoşlanır. Sizin için en iyisi olduğuna inandığınızdan başlayın. Daima kendinizi kontol edin. Acele etmeyin ve çok miktarda yağlandırıcı kullanın. Anal seks yapan insanlar der ki” çok fazla yağ neredeyse yeterlidir”. Partneriniz size acıtmaya başladığını söylerse geri çekilin. Sevişme sırasında partnerinizin anüsü penisin başını alacak şekilde genişleyecektir… Eğer tamamen genişlediyse, tamamen acısız şekilde içine girebilirsiniz. Onun vücudunun alışabilmesine zaman tanıyın. Daha sonrasında daha ileri gidebilecek kadar hazır olacaksınız.

Anal seksten hamile kalınır mı?

Teknik olarak anal seksten hamile kalmak imkansızdır. Buna rağmen anal seks, doğum kontrol için hala iyi bir metod değildir. Boşalma sonrasında meni, anusten vajinaya doğru kayabilir ve “Sıçrama Konsepsiyonu” olarak bilinen olaya neden olabilir.

Her yıl anal seks yapan çiftlerden %8′i bebek sahibi olmaktadır.

Eğer anal seksi sevmezsem?

Anal seksin size göre olmadığını düşünüyorsanız ve sevmediyseniz, istemediğiniz ve sevmediğiniz birşeyi yapmamalısınız.

AddThis Social Bookmark Button

Erojen Bölgeler ve Orgazm

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Erojen Bölgeler ve Orgazm
Çoğu zaman ihmal ettiğimiz derimiz aslında en büyük organımızdır. Dış ortamdaki fiziksel, kimyasal uyaranlardan beyini haberdar eder. Deri içerisine kadar uzanan bazı sinir uçları özelleşerek (reseptör ismini alırlar) ısı, basınç, titreşim gibi uyaranları toplarlar ve omuriliği, ordan da beyine gönderirler. Reseptörler sayesinde derimize dokunan çok küçük bir parçacığı hissederiz, sıcaklıkları farkederiz.

Beyin, bedenin bulunduğu pozisyonu yine bu reseptörlerden gelen bilgiler doğrultusunda belirler. Bu reseptörler bedenin bazı özel bölgelerinde beyine daha özel sinyaller gönderirler ve cinsellik konusunda uyarırlar. Bu bölgeler erojen bölgeler olarak bilinir. Dudaklar, kulak memeleri, kulak arkaları, boyun bölgesi, koltuk altları, göğüsler, özellikle göğüs uçları, karın bölgesi, kasık bölgesi, dış cinsel organlar; kadında özellikle klitoris, erkekte ise penis başı kenar bölgeleri, bacakların özellikle yukarı ve iç bölgeleri ve bazı kişilerde de ayaklar erojen bölgeleri oluşturur. Vücudumuzda bulunan bazı halkasal kaslarda da gerilmeye karşı hafif erojen uyarılar doğururlar. Bu tip halkasal kaslar ağız ve anüs bölgesinde bulunurlar. Oral seks ver anal seks bu duyguların ön plana çıktığı ilişki tipleridir. Bütün bu bölgelerin dışında, bazı yazarlar, vajina duvarında bulunan bir G noktasından bahsetmektedirler. Yapılan çalışmalar ile böyle bir noktanın varlığı gösterilememiştir.

Genel olarak erojen bölgelere gelen bir temas, beyne fiziksel bir uyarı olarak taşınırsa da, uyarının yumuşaklığına ve sıcaklığına göre cinselliğe çağrı olarakta iletilir. Erojen bölgelere bir cisim ile uyarı verilmesindense beden ısısındaki bir elin yaptığı basınç ve uyarı çok daha uyarıcı olacaktır. Üst benliğimizin kontrolünde bu uyarılar büyük ölçüde cinsel hazın ortaya çıkamasını da sağlar.

Erojen bölgelerin uyarılması beyinde cinsellik yaşanmasına neden olur. Kadınlarda özellikle klitorisin uyarılması erkektede penis başının uyarılması bu duyguların çok artmasına neden olurlar. Bu uyarılar sonucu kalp hızında artma, sıcaklık duygusu, solunumun hızlanması gözlenir. Daha özel olarak ise erkek cinsel organından cinsel ilişki sırasında sürtünmeyi azaltmak amacı ile kayganlaştırıcı seffaf bir sıvı penis ucundan çıkmaya başlar ve penis kendisini cinsel ilişkiye hazırlamak amacı ile şişmeye, sertleşmeye ve uzamaya başlar. Bu sıvı sperm içermez. Kadınlarda da cinsel uyarı karşısında vajina duvarında ve girişinde bulunan bezler tarafından kayganlaştırıcı sıvılar yapılmaya başlar. Bu sıvı miktarı, genelde kısa bir cinsel uyarılmada dahi kilotu ıslatacak seviyeye çıkabilir. Kadın dış cinsel organlarında da hafif bir şişme olur, dıştaki büyük dudaklar açılır vajina girişi görünür hal alır. Klitoriste bu büyüme belirgin olur.

Cinsel ilişki sırasında penis vajinaya girer. Penis başındaki hassas bölgelerin vajinaya sürtünmesi erkeği uyarırken, penisin klitorise yaptığı basınç ve sürtünme (özellikle ortaya çıkan titreşim) kadın için en büyük uyarıyı sağlar. Cinsel ilişki pozisyonları eşlerde en büyük uyarıyı sağlamak amacı geliştirilmiştir.

Her iki cins de inlemeye benzer sesler çıkarabilir. Bazı kadınlarda sesler ile cinselliği yaşamak çok ön plana çıkar. Erojen uyarıların devamı ve artması, beyinde cinselliği en üst düzeye çıkartır ve en üst seviye olan orgazma (boşalma, zirve) ulaşılır. Orgazm, beyinin yeterli cinsel uyarıyı alması ile ortaya çıkar. Kadında ve erkekte bu evrenin yaklaşması ile vücutta kasılmalar ortaya çıkar, soluklar sıklaşır, kalp daha hızlı atmaya başlar. Erkekte vücut kasılmaları ile spremlerini taşıyan ersuyu (meni) penis yolu ile dışarı atılır. Kadında ise orgazmda dışarı atılacak bir sıvı yoktur. Bazı kadınlarda vajina kaslarının şiddetli kasılmaları ile vajina içinde biriken kayganlaştırıcı sıvılar dışarı atılarak erkekteki gibi bir boşalma yaşanabilir. Boşalma sonrasında erkek cinsel organı çok hassaslaşır, erkek sürtünmekten kaçınır ve penis sertliğini, şişkinliğini kaybeder. İkinci bir cinsel ilişki için erkek, bir süre penis hassasiyetinin geçmesini beklemek zorundadır. Bazı kişiler bu konuda beklemeksizin ikinci bir ilişkiye girebilirler.

Erojen uyarılar erkekte penisin şişmesini, sertleşmesini, orgazma erişme süresini belirler. Bu uyarıların daha az beyne gitmesi amacı ile penis yüzeyine sıkılan bazı ilaçlar orgazmın gecikmesini ve cinsel ilişkinin uzamasını sağladığı düşünülür. Bu ilaçlar halk arasında geciktiriciler olarak isimlendirilirse de, bu ilaçların gerçek etkilerinin psikolojik olduğu düşünülmektedir. Prezervatiflerde erkeklerde erojen uyarının tam algılanmasını azaltırlar. Kadınlarda erojen uyarılar, orgazmın süresini ve kalitesini belirler. Henüz kadın orgazma ulaşmadan erkeğin orgazma ulaşması, erken boşalma olarak isimlendirilir. Genelde psikolojik nedenler ile ortaya çıkar. Böyle durumlarda da klitoris uyarılarak orgazma erişmek mümkündür.

31-08-2005
Uslanmaz

AddThis Social Bookmark Button

Penis Büyüklüğü ve Orgazm

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Penis Büyüklüğü ve Orgazm

Bilimsel olarak yapılan çalışmalar, orgazmın şiddeti ile penis büyüklüğü arasında bir ilgi olmadığını ortaya koymuştur. Ancak orgazm beyinde gelişen bir olaydır, kişinin psikolojisi ile yakından ilgilidir. Uzun ve kalın bir penisi görmek bir kadını daha fazla heyecanlandırabilir ve ilişkiye doğru yönlendirebilir. Eğer klitorisin de uyarıldığı bir ön sevişme yaşanırsa, bunu orgazm takip edecektir.

Erkekler daha genç yaşlarda en şiddetli orgazmlarını yaşarlarken, kadınlarda bu zaman, 25′li yaşlardan çok 35′li yaşlar olarak görülmektedir. Kadın vücüdunu, partnerini tanımıştır, kendisini daha çok heyecenlandıran faktörleri öğrenmiştir, kendisini daha rahat hisseder ve orgazmı arzular.

Uzun ve kalın bir penisi heyecan verici bulan kadınlar için bu tip penise sahip bir partner, pozitif noktalara sahip demektir. Değişik boy ve çaptaki suni penislerle yapılan çalışmalarda anlamlı bir fark bulunamamıştır.

Orgazma ulaşmada cinsel pozisyon seçimi de çok önemlidir. Cinsel ilişki öncesinde mutlaka klitoris uyarılmalıdır. Seçilecek cinsel pozisyonda da cinsel ilişki sırasında klitoris uyarılmalıdır. Penisin girişi sırasında pubis kemikleri birbirlerine değerler, penis derine doğru itildiğinde ise kadın cinsel organın dış dudakları ve daha sonra onların altındaki iç dudaklarda sıkıştırılmış olur. Klitoris uyarılır. Uygun süre, uygun tarzdaki uyarı sonucu orgazm yaşanır.

AddThis Social Bookmark Button

Mastürbasyon

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Mastürbasyon
Mastürbasyon, insanın kendi kendini cinsel doyuma ulaştırmasıdır. Mastürbasyon zararlı birşey değildir. Her yaştaki kadın, erkek ve çocuklar bu yolla kedilerini tatmin ederler. Küçük çocuklar da bile çok sık rastlanır. Kazayla cinsel organlarına dokunurlar ve bu da hoşlarına gidince bu aktiviteyi devam ettirirler. Erkek çocukları daha sık mastürbasyon yaparlar, çünkü; penis, klitorise nazaran daha kolay keşfedilir. Araştırmalara göre 15 yaşına gelmiş çoğu erkek çocuğu mastürbasyon yapmış bulunmaktadır.

Genel Bakış

Eski dönemlerde mastürbasyon yapmanın imajı çok farklıydı. Kendi kendini tatmin etmenin zararlı olduğu sürekli vurgulanırdı. Zaman içerisinde yapılan araştırmalar sonucunda mastürbasyonun, aşırıya kaçılmadığı sürece, zararlı olmadığı tespit edilmiştir. Aşırı kelimesinin açıkça bir tanımı bu dönemde bulunmamaktaydı.

Masters ve Johnson “aşırı” konusunda bir çok araştırma gerçekleştirdi. Bu araştırmalar sayesinde vardıkları sonuçlar şöyleydi:

Mastürbasyon normal ve doğal bir şekilde cinsel stresin atılmasında her yaştaki kadın ve erkekler için yardımcı olduğu,
Aşırı mastürbasyon diye bir kavramın olmadığı ve
Mastürbasyonun ne fiziksel ne de psikolojik bir zarar getirdiğiydi.
Mastürbasyon denilince akla hep tek bir kişi ve onun kedini tatmin etmesi gelir. Her zaman bu geçerli değildir. Mastürbasyona katılımcı veya seyirci olarak da iştirak etmek mümkündür. Çoğu kişi partneri mastürbasyon yaparken seyretmenin uyarıcı olduğu söyler. Ayrıca, partnerinizi seyrederken onun nasıl uyarılmak istediğini de öğrenme şansınız olmaktadır. Öğrendiklerinizi sevişme esnasında uygulamanız da hem sizin hem de partnerinizin sevişmekten daha fazla zevk almanızı sağlayacaktır.

Mastürbasyon yapıp yapmamanız kişisel bir seçimdir. Eğer yapıyorsunuz bu kötü birşey yaptığınız anlamına gelmez. Yapmıyorsanız da aynı şey geçerlidir. Araştırmaların sonuçlarına bakıldığında 21 yaşına gelmiş erkeklerin %97’si ve kadınların %90′nı mastürbasyonu denemiş oldukları ortaya çıkmıştır. Mastürbasyon konusunda söylenen bir çok gerçek dışı laf vardır. Mastürbasyona ilk etapta kişisel eğitim aracı olarak bakılmalıdır. Ayrıca mastürbasyon kişiye cinsel rahatlılık, güvence ve özsaygı kazandırır.

Mastürbasyon yapan kişilerin partnerleriyle seks hayatlarından mutlu olmadıkları varsayımı yapılamaz. Mastürbasyon sevişme esnasında da kullanıldığında kişilere değişik zevk tatmalarını sağlayacaktır. Yalnız kadınlar üzerinde yapılan araştırmalarda, kadınların mastürbasyon yapma sebepleri arasında partnerlerinin onları cinsel doyuma ulaştıramamaları en başta gelenlerden biridir.

Çoğu kişi partnerleriyle beraber olamadıklarında mastürbasyona başvurur. Sağlıklı cinsel hayatı olan çiftlerde partnerlerin mastürbasyon yapmaları onların ilişkisi açısında herhangi bir tehlike teşkil etmediği bilinmektedir. Yalnız bu görüş açısı pek yaygın değildir.

Partnerler İçin Mastürbasyon

Mastürbasyon çiftler için bir fırsattır. Kendilerine neyin ne derece zevk verdiğini bulma fırsatıdır. Bu da kişilerin cinsel hayatını zenginleştirmelerinde yardımcı olur.

Birlikte yapılan mastürbasyon seks hayatınıza değişik bir alternatif olabilir. Birlikte yapılan mastürbasyon için çeşitli pozisyonlar vardır. Örneğin, kadın ve erkek yan yana yatarlar. Kadının yüzü erkeğe dönük olarak vücütları birbirine değecek şekilde yatarlar. Erkek kadının ensesini yüzünü öpebilir ve ğöğüslerini okşayabilir. Bu arada kadın eliyle cinsel organlarını uyarabilir. Erkek ise kadın sürtünerek kendini doyum noktası getirebilir.

Birlikte uygulanan mastürbasyon seksin yapılamayacağı bazı tıbbi durumlarda da iyi bir alternatiftir. Örneğin kadının hamile olduğu durumlarda veya erkekte ereksiyon sorunları olduğunda.

Kadınlar İçin Mastürbasyon

Seks esnasında kadınların en fazla %30′u orgazma ulaşibilir. %80′ninden fazlası ise orgazma mastürbasyon sayesinde ulaşabilir. Mastürbasyon vasıtasıyla orgazma ulaşmak kadınlar için normaldir.

Her kadın farklı şekilde mastürbasyon yapar. Bazı kadınlar vücutlarını hareket ettirerek bazıları ise ellerinin hareket etmesi ile doyuma ulaşırlar. Bazıları klitorisi direkt olarak uyararak bazıları da endirekt bir şekilde onu uyararak doyuma ulaşırlar. Kadınlar sık sık yöntem değiştirirler çünkü aynı şekilde veya aynı bölgeyi sürekli olarak uyarmak o bölgedeki his oranını düşürebilir.

Uyarılan sadece klitoris değildir. Klitorisin yakınlarındaki bölgelerden de kadınlar uyarılarak doyuma ulaşabilirler. Mastürbasyon esnasında vücuduna dokunması veya ğöğüslerini okşaması da zevkini arttırabilir. Orgazma ulaşıldığında çoğu kadın kendini uyarmaya devam edip arka arka orgazm yaşama şansına sahiptir.

Erkekler İçin Mastürbasyon

Çok nadiren kadınlar erkekler kendilerini uyarırken onları seyretme fırsatını elde ederler. Esasında erkekler bu konuda açık davranabilseler kadınlar da partnelerinin nasıl zevk aldıklarını öğrenme fırsatı elde edebilirler.

Erkeklerin cinsel odakları penisleridir, özellikle de penisin baş kısımları. Genelde mastürbayon esnasında erkekler penislerini avuçlarının içinde ileri geri götürerek kendilerini tatmin ederler. Ama her erkeğin tekniği farklı olabilir. Bazıları penislerine hafif sürtüşmeden zevk alırken bazıları da bunu iyice hissetmek isterler. Bir erkeğin hoşuna giden diğer erkeğin hoşuna gitmeyebilir.

Mastürbasyon esnasında erkeklerde en sık rastlanan problem ise çok hızlı bir şekilde mastürbasyon yapmalarıdır. Esasında daha yavaş bir şekilde kendilerini uyarsalar, orgazmları da daha kuvvetli olacaktır. Orgazma ulaştıktan sonra çoğu erkek hareketlerini yavaşlatır çünkü penisin başı bu aşamada çok hassas halde olur. Kaygan, özel kremler kullanldığında bu yavaşlamadan kurtulabilirler.

AddThis Social Bookmark Button

Gebelikte Cinsellik

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Gebelikte Cinsellik
Hazırlayan: Doç. Dr. Hayri ERMİŞ

 Toplumumuzda cinsellik çok açık uluorta konuşulan bir konu değildir. Cinsellik üzerine konuşma ve tartışma günümüzde hala tabular arasındadır. Bir kısım kadın bu konuyu doktoruna açmaktan kaçınırken, bazen de doktorlar bu konuyu hastası ile açıkça konuşmaktan kaçınır. Bu iletişim kopukluğundan çiftler gebelikte seksten uzak durmaları gerektiği mesajını çıkarırlar ya da halk arasındaki inançlara göre davranırlar.

Halk arasında birinci trimestr (gebeliğin ilk 16 haftası)’de cinsel ilişkinin düşük ile sonuçlanacağı inancı yaygındır. Bilimsel olarak en fazla gebelik kaybının 1. trimestr de olduğu gebelik kayıplarının cinsel ilişki nedeni ile olmadığı, genetik bozukluklara bağlı olduğu bilinmektedir.

Gebeler cinsel istek artışına rağmen cinsel ilişkinin rahim ağzının açılmasını kolaylaştıracağı ve erken doğuma neden olacağı, damarların açılıp kanayacağı, erkek cinsel organının bebeğin başına zarar vereceği gibi asılsız, rahatsız edici düşünce ve inanışlara kapılıp cinsellikten uzak dururlar. Her ne kadar orgazm (boşalma) oksitosin (rahim kasını kasıcı madde) salgılanmasına neden olup rahim kasılmalarına yol açsa da bunlar doğumu başlatmaz, erken doğuma neden olmaz. Cinsel ilişki bebeğe (fetusa) zarar vermez erkek cinsel organının bebekle fiziksel olarak teması yoktur. Anne karnındaki bebek rahim kasları, içinde bulunduğu gebelik kesesi ve kese içindeki sıvı ile darbelere karşı koruma altındadır. Rahim ağzı kanalındaki (servikal kanal) salgıların koyulaşması ile oluşan mukus tıkaç bakterilerin ve semenin (sperm) rahim içine girmesini engelleyen bir bariyer oluşturur. Cinselliğe engel oluşturacak tıbbi problemler olmadıkça gebelik süresince hatta son güne kadar cinsel ilişki yasak değildir. Gebeler cinsel ilişkinin zararlı olabileceği koşulları kendi kendine değerlendirebilecek bilgi donanımından yoksun oldukları için bu konuda kadınlar en sağlıklı bilgileri kadın doğum uzmanlarından alabilirler.

Aşağıda belirtilen şartlar haricinde gebelere cinsel ilişki yasak değildir.

Gebelik kesesinin erken açıldığı, suların erken geldiği durumlar
Vajinal kanama
Önceki gebeliklerde erken doğum tehdidi öyküsü ve şimdiki gebelikte erken doğum tehdidi
Partnerin cinsel yolla bulaşan hastalık taşıyıcısı olması
Plasenta previa (çocuğun eşinin önde olması ve rahim ağzı kanalını kapattığı durumlar)
Çoğul gebelikte gebeliğin son aylarında
Kadın doğum uzmanınızca cinselliğe yasak getirilen diğer durumlar.
Gebelik süresince kadında fiziksel, fizyolojik değişiklikler olur. Gebe bir kadında üretilen progesteron hormonu gebe olmayan bir kadına oranla on kez daha fazladır. Gebe bir kadında bir günde üretilen östrojen miktarı gebe olmayan bir kadının yumurtalıklarının üç yılda ürettiği miktara eşittir. Gebelik süresince üretilen toplam östrojen miktarı gebe olmayan bir kadında ancak 150 yılda üretilebilmektedir. Bu hormonlar gebeliğin başında yumurtalıklar tarafından salgılanırlar daha ileri haftalarda bu üretimi plasenta (eş) üstlenir. Gebenin kanında dolaşan yüksek seviyedeki progesteron ve östrojen hormonları yumuşak düzgün bir tene, parlak saçlara ve gebenin kendini iyi hissetmesine neden olduğu gibi memelerdeki ve cinsel organlardaki değişikliklerle gebeler cinsel ilişkiye daha hassas ve duyarlı hale gelir. Gebelikte seksin daha heyecan verici, daha doyurucu olduğu, hatta aynı seansta birden fazla orgazm gebeler tarafından bildirilmektedir. Hatta gebelerin çoğu gebelikten önceki dönemde almadıkları kadar cinsel ilişkiden keyif alma eğilimindedirler. Bu, gebeden gebeye değişebildiği gibi, gebelik süresince aynı gebede de değişkenlikler gösterebilir.

Halsizlik, uykuya meyil, bulantı kusma gibi gebeliğin erken belirtilerinin etkisi ile birinci trimestr’de tipik olarak gebelerde cinselliğe ilgi azalma gösterir. İkinci trimestr’de (16.-28. Gebelik haftaları) cinselliğe ilgi artarken, üçüncü trimestr’de (29.-40. Gebelik haftaları) cinsel haz kalitesinin artmasına rağmen ileri derecede büyümüş bir karınla hareket kısıtlılığı ve yukarıda bahsettiğimiz korku ve endişeler ile gebelerin olaya tam konsantre olamamaları cinsel ilgide azalmaya neden olur.

Yüksek östrojen seviyeleri genital organlardaki kan akımını artırır ve dokularda kısmi su tutulumuna neden olur , buna bağlı olarak vajen ve küçük dudaklar tıpkı cinsel uyarılma esnasında olduğu gibi gergin ve dolgun hale gelir. Bu da duyarlı sinir uçlarını daha hassas hale getirir. Memeler gebelik başlangıcı ile birlikte irileşir ve hassaslaşır. Bu hassaslaşma memeleri cinsel istek artmasının odak noktalarından biri haline getirir. Genital bölgedeki kan akımı artışı vajinal sekresyonlar da artışa neden olur ki, bu da cinsel birleşmenin normalden daha evvel gerçekleşmesine zemin hazırlar. Erken birleşme de erken doyumla sonuçlanır. İyi bir cinsel birliktelik, çiftlerin birbirlerine daha yakınlaşmasını sağlayıp; gebenin duygusal, alıngan, kırılgan mizacı nedeni ile olası problemlerin çözümünde çiftlerin daha toleranslı olmasını sağlayacağı gibi, anne ve babalığın ilk günlerdeki problemlerin çözümünü de kolaylaştıracaktır. Sağlıklı bir gebelikte doğuma kadar olan sürede cinsel ilişkiyi engelleyecek herhangi bir neden yoktur.

Normal bir gebelikte orgazm ile birlikte görülen rahim kasılmalarının hiçbir zararı ve tehlikesi yoktur. Bu kasılmalar erken doğum eyleminin başlamasına neden olmamaktadır. Bu kasılmalar normal doğum için rahim kasının hazırlanmasına yardım ettiği ve doğum için pelvis kaslarının yeteri derecede güçlü ve dayanıklı olmasını sağladığı yönünde yayınlar mevcuttur.

Cinsel ilişkinin gebelikte enfeksiyona neden olup bebeğe zarar vereceği inancı kesinlikle yanlıştır çünkü rahim ağzı kanalı kalın bir mukus plakla kapalıdır. Bakterilerin rahmin içine geçişine izin vermez. Bebek (fetus) gebelik kesesi içinde bakterilerden izole bir şekilde yaşamaktadır. Gebelik kesesi içindeki su ile birlikte travmalara ve basınçlara karşı son derece dayanıklıdır cinsel ilişki esnasında eşin ağırlığından zarar görmez.

Gebeyi ve gebelik ürününü enfeksiyondan koruma amaçlı bazı hekimler gebeliğin son ayı içinde cinsel ilişkiyi yasaklamaktadır. Gebeliğin son ayında cinsel ilişkinin rahim içi enfeksiyon riskini arttırdığını belirten günümüze kadar tek bir yazı yayınlanmıştır. Tıp literatüründe bu yazıyı destekleyen ikinci bir yazı bulunmamaktadır.

Doç. Dr. Hayri ERMİŞ

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi
Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
Öğretim Görevlisi

AddThis Social Bookmark Button

Sorular ve Cevaplar

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Sorular ve Cevaplar
İyi Seks’i Nasıl Elde Edebilirim?

Bu konuda kesin kurallar yoktur. Zaten seksten bahsedildiğinde herhangi bir kuralın olmaması gerekir. Önemli olan yaptığınızla kendinizi iyi hissetmeniz. Kendinizi iyi hissetmeniz de, sekten çok daha önemlidir. Tüm tedirginliklerin ortadan kalmış olması lazım. Tedirginlik derken, hamile kalma veya hastalık kapma olasılığı konusundaki önlemleri almanız yeterli olacaktır.

Ne Zaman Cinsel İlişkiye Girmeliyim?

Ne zaman seks yaptığınız hiç önemli değildir. Önemli olan hem kendinizin hem de eşinizin seks yapacağınız zamanda rahat olmasıdır. Bazı kişiler sabahleyin, bazıları öğleden sonra, bazıları ise akşamları seks yapmayı tercih ederler. Ne zaman seks yaptığınızdan öte, seks yaparken nasıl vakit geçirdiğiniz daha önemlidir. İlk kez seks yapacaksanız; kendinize yeterince zaman verin, örneğin; tüm hafta sonunu birlikte geçirmek gibi. Uyumaya da zaman ayırmayı ihmal etmeyin!

Seks Yapmadan Evvel Birşey Yiyip İçmeli miyiz?

Ağır bir yemek yemekten kaçının, zira bu uykunuzu getirebilir. Hafif yiyin ve çok fazla alkol almayın.

Nerede Seks Yapmalıyız?

Bu önemli bir soru. İkinizin 48 saat süre ile yalnız kalabileceğiniz bir yer bulması zor olabilir. Yatak en iyi yerdir. Birbirinizin vücudunu tanımak için efor ve zaman harcayın. En önemlisi de bu değil mi zaten?

Ne Yapmalıyım?

Onun, sizin nelerden hoşlandığınızı bilmesini beklemeyin. Bilemez zaten. Ona söyleyin, ona gösterin. Örneğin, elini olması gerektiği yere siz alıp götürün, ondan bu bölgeyi bulmasını beklemeyin. Yavaş yavaş ilerleme kaydedin. Eğer bu eşinizin ilk deneyimi ise; o, tedirginlik veya rahatsızlık hissedebilir. Bunu, ancak sabır, duygusallık ve anlayışla aşabilir. Bunun için de zamana ihtiyacınız olabilir.

Acı Verecek Mi?

Bakire kadınların çoğu acıyacak korkusunu yaşar. Çok az sayıdaki kadınlar için gerçekten acı verici olabilir. Eğer eşiniz sabırlı olursa, kaygan/yağlı madde kullanırsanız veya eşiniz ilk etapta eliyle zarı açarsa fazla acı hissedilmeyecektir. Bu arada sizin de ona ne zaman acı hisettiğinizi söylemeniz lazım.

Hangi Pozisyonda Olmalıyım?

Çoğu kadın, yeni eşiyle seks yaparken üstte olmayı tercih eder. Böylece kontrolü kendi elinde tutabilir. Bazıları ise kontrolü eşlerine verip altta olmayı tercih ederler. Sizin için en uygunu ne ise, onu seçin.

İkimizde Aynı Anda Orgazm Olabilecek iyiz?

Bunu dert etmeyin. Kadınların çoğu, penis vajinanın içindeyken orgazm olmazlar. Sadece birbirinize bu konuda dürüst olun yeter.

Ben yatakta iyi miyim?

Yatakta iyi olabilmek zaman isteyen birşeydir. Uygun seçilmiş bir eş, anlayış ve pratik, herkesi iyi sevişebilen biri haline getirebilir.

AddThis Social Bookmark Button

Kalori Yakma Faktörü

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Kalori Yakma Faktörü

Tüm bedensel ve beyinsel aktiviteler belirli oranda enerji harcanarak gerçekleşebilir. Fazla kilolardan kurtulmak için yapılan egzersizler, koşular hep daha fazla kalori harcamaya yönelik olarak yapılır. Hafif bir yürüyüşte dakikada 3 Kcal, koşuda 5 Kcal kadar enerji harcanırken, ağır sporlarda daha yüksek enerji harcanır. Dağcılık, tenis gibi sporlarda dakika da 8-9 Kcal kadar enerji harcanır.

Cinsel aktiviteler sırasında da ciddi miktarlarda enerji harcanmaktadır. Yapılan çalışmalar dakikada 6.4 Kcal enerji harcandığını ortaya koymaktadır. Cinsel aktivite sırasında hemen tüm kaslar aktif olarak çalışmaktadır. Beyin ciddi miktarlada glikoz tüketmektedir. Ortalama 45 dakikalık bir cinsel aktivitede 250 kalori harcanır. Bu miktar eğer günlük alınması gereken 1800-2000 Kcal ile karşılaştırıldığında önemi daha iyi anlaşılır. En ağır sporlar kadar enerji harcanmasına neden olan cinsellik, düzenli yaşandığında anlamlı bir kalori harcama yolu olarak kendisini gösterir.

İyi bir cinsel yaşama sahip olmada en önemli noktalardan birisi de dengeli beslenme ve düşük yağ alımıdır. Kolesterol seviyesinin genç yaşlardan itibaren kontrol edilmesi ve istenilen seviyede tutulması sayesinde vücuttaki tüm damarlar ile birlikte, cinsel organlara giden damarlarda en yüksek kan akımını sağlayacaktır. Dengeli beslenen ve düzenli bir cinsel yaşamı olan kişilerin genel sağlık durumu ideal olacaktır. Fazla kilo sorunları olmayacaktır.

AddThis Social Bookmark Button

Kürtaj - Sık Sorulanlar

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Kürtaj - Sık Sorulanlar
1-Kimler kürtaj olabilir?
Ülkemiz yasalarına göre 10. gebelik haftasına kadar olan gebeliklerde (ultrasonografi ile teyit edilmiş olmalıdır) kürtaj tümüyle yasaldır. Evli olan kadınlarda eş imzalı onay vermelidir. Evli olmayan kadınlar kendi istekleri doğrultusunda işlemi yaptırabilirler. 18 yaşın altında olan kız çocuklarında evli olsun veya olmasın ebeveynin imzalı onayı alınır.Burada dikkate alınması gereken nokta, tıbbi gebelik haftasının hamile kalınan tarihe göre değil son adet tarihinden itibaren geçen süreye kadar olan hafta olmasıdır.

2-Kürtaj operasyonunun bundan sonraki gebeliklerim üzerinde bir etkisi varmıdır?
Usulüne uygun bir gebelik haftasında, usulüne uygun olarak uygulanan bir kürtaj operasyonunun sonraki gebelikleriniz üzerinde olumsuz bir etki yaratma olasılığı son derece düşüktür.

3-Kürtaj olduğum daha sonra anlaşılır mı?
Kürtaj esnasında sizden imzalamanızın istendiği form hastane kayıtlarında gizli kalır ve bu bilgiye kimse ulaşamaz. Yine kürtajdan 4.-6. haftadan itibaren yapılan bir jinekolojik bir muayenede de kürtaj işleminin yarattığı etkiler tümüyle silinmiş olacağından kimse sizin daha önceden böyle bir operasyon geçirdiğinizi anlayamaz.

4-İstenmeyen bir gebelikten kurtulmada kürtaj dışında bir yöntem var mı?
Ülkemizde şu anda istenmeyen bir gebeliğin sonlandırılmasının tek yolu kürtajdır. Dünyanın çeşitli ülkelerinde uygulanan RU-486 düşük ilacı ülkemizde bulunmamakta ve bu ilacın kullanımının uzun vadeli etkileri bilinmemektedir.

5-Bazı durumlarda kürtaj öncesinde gebeliğin büyümesi bekleniyor. Neden?
Özellikle 5.5 haftadan önce başvurduğunuzda sizden gebeliğin biraz daha büyümesi için beklemeniz istenebilir. Bunun en temel nedeni rahimağzının gebe olunmayan dönemlerde oldukça sert bir yapı olması ve ilerleyen gebelik günleriyle birlikte yumuşamaya başlamasıdır. Sert bir rahimağzı işlemin uygulanması için metal aletlerin kullanılmasını gerektirecek, bu da riskinizi artıracaktır. Dahası çok erken uygulanan müdahalelerde gebeliğin devam etme riski ve böylece yeniden kürtaj olma riski gündeme gelecektir.

6-Kürtaj işlemi sonrasında işime ne kadar sonra dönebilirim?
Kürtaj sonrası 3-5 gün istirahat esastır. Ancak yoğun iş temponuza geri dönemniz zorunluysa kendinizi bedensel olarak aşırı zorlamamak koşuluyla ertesi gün çalışmaya kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Bu konuda en pratik çözümlerden biri müdahalenin cumartesi günü yapılması olabilir.

7-Kürtajdan sonra ilk adetimi ne zaman göreceğim?
Kürtajdan sonraki ilk 2 haftada (özellikle 3.-5. günler arasında) görülen kanamalar adet kanaması değildir. İlk adet kanaması ortalama olarak uygulama tarihinden sonraki 5. haftada görülür.

8-Kürtaj fiyatları neden bu kadar değişken?
Kürtaj fiyatlarını belirleyen en temel etken müdahalenin yapıldığı hastanenin ücretlendirme politikasıdır. Diğer etkenler ise tercih edilen anestezi şekli (lokal veya genel) ve müdahaleyi uygulayan doktorun ücretlendirme politikasıdır. Kürtaj “küçük cerrahi müdahale” sınıfına girer ve başarılı bir operasyonun anahtarı uygulayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı ve Anestezi Uzmanındadır.

AddThis Social Bookmark Button

Prezervatifin Doğru Kullanımı

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Prezervatifin Doğru Kullanımı

Kondom (prezervatif, kaput) gebelikten korunmada yüzyıllardan beri kullanılan bir yöntemdir. Tarihte bilinen ilk kondom, yılan derisinden üretilmiştir. Daha sonraları keten, koyun derisi, hayvan barsağı gibi maddelerden üretilmiş olan kondomlar günümüzde lateks adı verilen maddelerden üretilmekte ve özellikle nonoksinol-9 adı verilen spermisit maddenin eklenmesiyle, usulüne uygun kullanmak şartıyla, güvenilirliği kabul edilebilir sınırlara gelmektedir.

Kondom, ejakülasyon (boşalma) esnasında spermi içinde hapseder ve sperm hücrelerinin kadın genital sistemine ulaşmasını engeller.

Kondomun koruyuculuk oranı ön planda uygulama şekline, ikinci planda kondomun kalitesine bağlıdır. Bu nedenle kondom kullanımı her ne kadar basit gibi görünse de her çift aşağıdaki noktaları mutlaka dikkate almalıdır:

Her ilişki esnasında yeni bir kondom kullanılmalı ve orgazm sonrası çıkarıldıktan sonra penis başında az miktarda da olsa sperm bulunabileceğinden penis kadının genital sisteminden uzak tutulmalıdır.

Kondomun seçimi çok önemlidir. Üzerinde üretim tarihi ve son kullanma tarihi bulunan ve spermisit içeren kondomlar tercih edilmelidir.

Kondom yanlızca “tehlikeli” günlerde uygulandığında koruyuculuk oranı düşer. Bu yüzden kadın siklusun hangi döneminde bulunursa bulunsun mutlaka her ilişkide kullanılmalıdır.

En sık yapılan hatalı uygulamalardan biri de cinsel ilişkiye kondomsuz başlanması ve hemen orgazm öncesi dönemde takılmasıdır. Bu durum istenmeyen gebeliklerin oluşmasına neden olabilir. Zira ejakulasyon olmasa bile erkekte uyarılma döneminde salgılanan sıvılarda az miktarda da olsa sperm hücreleri bulunmaktadır.

Cinsel ilişkiye geçmeden hemen önce erkek cinsel organına uygun bir şekilde takılmalıdır. Her kondom tek kullanımlıktır.

Kadında ya da erkekte lateks ve/veya kondomun içerdiği spermisit ajanlara karşı aşırı duyarlılık olması durumunda kullanılmamalıdır.

Kondomun ne gibi avantajları vardır?

Kondom kullanımının en büyük avantajı düzensiz cinsel yaşamı olan çiftler için en uygun korunma yöntemi olmasıdır. Ulaşılması kolaydır ve ucuzdur.

Gebelikten koruması dışında AIDS, Hepatit B ve C virüsü ve HPV (genital siğil) dahil tüm mikrobiyolojik etkenlerin cinsel ilişkide çiftin birinden diğerine bulaşmasını engeller. Bu özellik diğer korunma yöntemlerinin hiç birinde bulunmayan bir özelliktir. Ancak yukarıda sayılan enfeksiyon hastalıkların yanlızca genital temasla bulaşmadığı unutulmamalıdır (Hepatit B’nin öpüşmeyle bulaşması, HPV’nin prezervatifin kapamadığı bölgenin enfekte bölgeye temasla bulaşması gibi).

Kondom, kadında antisperm (sperme karşı) antikorlarının oluşmasını önleyebilir. Bu özellik kadında eşinin spermlerine karşı antikor oluşumuna bağlı infertilite tedavisinde yararlı olabilir.

Kondom kullanımının riskleri varmıdır?

Uzun süreli kondom kullanımının çiftlerde psikolojik kökenli cinsel işlev bozuklukları yaratabileceği söylenmesine karşın bu duruma ender rastlanır.

ender görülmesine karşın lateks allerjisi ciddi bölgesel belirtilere neden olabilmektedir.

“Kondom kazaları…”

Kondomun yırtılması:

Uygun kullanımda çok ender görülür. Kondom yırtıldığında, özellikle nonoksinol-9 içermeyen kondom kullanımında gebelik riski ve cinsel yolla bulaşan hastalık etkenlerine maruz kalma riski kondom kullanmamış olanlardaki kadar yüksektir. Acil kontrasepsiyon uygulanması ve gerekirse enfeksiyondan korunmak için tedavi görülmesi amacıyla doktora başvurulması önerilir.

Kondomun çıkartırken vajinada kalması:

Bu durumda kadın ya da erkek dikkatli bir şekilde işaret ve orta parmaklarını vajinaya yavaşça sokup kondomu bulunduğu yerden çıkarmalıdır. Kondomun yırtılması esnasında ortaya çıkan riskler burada da geçerlidir.

Gebelik oluşumu:

Kondomun gebelikten korumada çok etkili bir yöntem olduğu söylenemez. Bu nedenle kondom kullanımıyla korunan çift, bir haftalık bir adet gecikmesinden itibaren ve/veya gebeliğe bağlı belirtiler oluştuğunda tanı amacıyla mutlaka en kısa zamanda gebelik testi yaptırmalı, ya da en ideali doktoruna başvurmalıdır.

AddThis Social Bookmark Button

KIZLIK ZARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

KIZLIK ZARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Kızlık zarının latince adı hymendir ve HYMEN Yunan mitolojisinde Evlilik Tanrısının ismidir. Kızlık zarı ülkemizde ve dünyanın belli bölgelerine halen sosyal ve kültürel önemini korumaktadır.

Kızlık zarının henüz bozulmamış olması hatalı olarak kadının bekaretinin, yani bir erkekle birlikte olmadığının sembolü ve yine hatalı olarak ilk ilişkide kanama olmaması kadının daha önceden bir erkekle cinsel ilişkide bulunmuş olduğunun kanıtı olarak görülmekte ve birçok masum genç kız bu yüzden tüm yaşamlarını etkileyecek olaylarla karşılaşabilmektedir. Bu durum yalnız bizde değil, birçok kültürde geçerlidir.

Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanları ne yazık ki genç kadınların “kızlık zarı muayenesi” için kliniğe getirilmelerine ve böylece bazen küçük düşürülmeye varacak kadar aşağılanmalarına tanık olmaktadırlar.

Bu yazı kızlık zarı hakkındaki bazı yanlış bilinenleri düzeltmek veya bilinmeyenleri açıklığa kavuşturmak için basitliği korumak açısından soru-cevap şeklinde hazırlanmıştır.

Kızlık Zarı Tam Olarak Nerededir?

Kızlık zarı, vajina girişinin 1-1.5 santimetre iç kısmında yer alan ince bir yapıdır.

Neden Böyle Bir Yapı Var?

Anatomik ve fizyolojik açıdan kızlık zarının bilinen bir işlevi yoktur. Genital sistem enfeksiyonlarına karşı koruyucu bir işlevi olduğu düşünülmesine karşın, ortada delik olan bir yapının nasıl olup da enfeksiyonlara karşı koruyucu olacağı tartışma konusu olduğundan bu görüş tam olarak geçerli değildir. Aslında enfeksiyonların bakire olanlarda daha ender oluşmasının nedeni bu kızların cinsel yolla bulaşan hastalıklara maruz kalmamış olmalarıdır. PID (pelvik enfeksiyon) ve vajinit gibi enfeksiyon hastalıkları aktif cinsel yaşam başladığında, önemli bir kısmı cinsel yolla bulaşan bakterilerle başlatılan enfeksiyonlardır.

Kızlık Zarları Yapısal Olarak Farklılıklar Gösterebilir Mi?

Anatomik olarak kızlık zarı vajinanın hemen giriş kısmında yerleşmiş, en sık görülen şekliyle ortasında adet kanının ve vajinal salgıların akmasına yarayan ufak bir delik bulunan yarı esnek, ince bir yapıdır. Bazı kadınlarda bu yapı çok sert veya çok esnek olabilir. Bazı kadınlarda ortada bir yerine iki veya daha fazla sayıda delik bulunabilir. Ender durumlarda zarın ortasındaki delik o kadar büyüktür ki, muayenede neredeyse zar hiç yok sanılabilir.

Bazı çok ender durumlarda ise zarda hiç delik yoktur (imperfore himen). Bu durumda adet kanaması genç kızlıkta görülen ilk kanamadan itibaren sürekli genital kanal içinde birikir ve her adet döneminde kız “adet olamamaktan, ancak aşırı ağrı duymaktan” yakınır. Kanama öyle ileri boyutlarda birikebilir ki, tüm rahim ve tüm vajina kanla dolmuş ve genç kızda halen ilk adet kanaması gerçekleşmemiş olabilir. Bu ciddi bir durumdur ve kadının genital sisteminin zarar görmemesi için ameliyatla kızlık zarına delik açılarak içerideki kanın boşalması sağlanmalıdır.

Kızlık Zarı Cinsel İlişkide Mutlaka Kanar Mı?

Kızlık zarı nispeten esnek olmasına karşın, vajinanın içine girme denemelerinde (cinsel ilişkiyle, parmaklarla veya muayene aletleriyle) kolaylıkla yırtılan ve kanayan bir anatomik yapıdır. Ancak kişiler arası önemli yapısal farklılıklar nedeniyle kızlık zarı aşırı esnek olanlarda veya zar üzerinde yapısal olarak az sayıda damar bulunması durumunda ilk cinsel ilişkide kanama gerçekleşmeyebilir. Bunun sıklığını belirleyen bir çalışma olmamakla beraber deneyimler kadınların muhtemelen %1-2’sinde kızlık zarının ya aşırı esnek olması, veya damarlanmasının az olması nedeniyle ilk cinsel ilişkide kanamadığını göstermektedir.

Bakire bir kadının jinekolojik muayene olması mümkün müdür?

Jinekolojik muayenenin en önemli aşamalarından biri vajinanın ve rahimağzının gözlenmesi için yapılan spekulum muayenesidir. Günlük tıp uygulamalarında bakire olanların muayenesinde çoğunlukla bu işlem uygulanmamakta ve elle muayene makattan yapılmaktadır.

Doktorlar arasında yaygın olan diğer bir eğilim de bakire birinin yalnızca ultrasonografiyle değerlendirilmesidir. Bu yaygın eğilimin nedeni, halk arasında “muayenenin ultrasonografiye göre daha az gelişmiş bir yöntem olduğu” şeklindeki yaygın görüş nedeniyle kadınların doktorlarını “yalnızca ultrasonografiyle tanı koyan doktor”lar arasından seçme eğilimleridir.

Bakire bir kadının değerlendirmesinde yalızca karından yapılan ultrasonografi yeterli değildir. Akıntı, kasık ağrısı gibi şikayetlerin değerlendirmesinde kızlık zarına hiç bir zarar vermeden makattan muayene yapılması mümkündür ve ihmal edilmemelidir.

“İlk Gecede” Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

İlk gecede veya daha geniş anlamıyla ilk cinsel ilişkide hem kadına hem erkeğe düşen önemli görevler vardır. Bu ilk deneyimin güzel ve hatırlandığında iyi duygular uyandıran bir deneyim olması için kadının kendini bu ilk deneyime psikolojik olarak hazır hissetmesi gerekir. Ön sevişmeyle vajinada yeterli kayganlaşma sağlanmalı, eğer bu sağlanamazsa kayganlaştırıcı jel şeklinde eczanede satılan ve reçetesiz alınabilen ilaçlar kullanılmalıdır

İlk cinsel deneyimin mutlaka ağrılı olması gerekmez. Kadın kendini yeterince gevşettiğinde, erkek de yumuşak davrandığında ağrısız bir ilk deneyim gerçekleşmesi çok muhtemeldir.

Kadınların ilk deneyimlerinde en önemli korkularından biri gebe kalmaktır. Bu yüzden erkeğin prezervatif kullanması veya kadının doktoruna danışarak uygun bir korunma yöntemini kullanmaya başladıktan sonra ilişkide bulunması en idealidir.

İlk Cinsel İlişkide Zar Aşırı Kanayabilir Mi?

Özellikle erkeğin çok aceleci ve sert davranması durumunda ufak yapılı kadınlarda zarla birlikte vajina dokusu da yırtılabilir. Bu durum çok aşırı kanamayla seyreden ve büyük olasılıkla dikiş atılarak tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Kızlık zarının çok aşırı sert yapısı olması da bu duruma katkıda bulunabilir.

Normalde ilk ilişkide oluşan kanama birkaç dakika içinde en geç yarım saatte durur. Eğer kanama çok şiddetli olursa veya uzun süreler geçmesine rağmen durmazsa böyle bir durum söz konusu olabileceğinden doktora başvurmak gerekir.

Bazı durumlarda ilk ilişkide kanama olur, yırtık yeri iyileşir, daha sonraki ilişkilerde tekrar kanar. Bu da kızlık zarının aşırı sert veya fazla “damarlı” olmasından kaynaklanır. Kanama miktarı fazla değilse, her ilişkide oluşan kanama kısa süreliyse endişelenecek bir durum yoktur.

Kızlık Zarının Tamiri Mümkün Müdür?

Kızlık zarının tamiri mümkündür ve tüm dünyada bunu uygulayan doktorlar ve uygulamayı talep eden kadınlar vardır. Bu tamirin başarılı olup olmayacağının en önemli belirleyicisi yırtılmanın ne zaman olduğudur. Kısa zaman önce (günler önce) olan bir yırtılma kolaylıkla tamir edilebilir. Çok sayıda cinsel ilişkide bulunmuş, doğum yapmış kadınlarda ise kızlık zarının parçaları azalmış olduğundan tamiri çok zor olabilir, başarısız olabilir.

Kadın Hastalıkları Ve Doğum Uzmanları’nın Tümü Bu Tamiri Yapar Mı?

Hayır. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlarının çok önemli bir kısmı etik sorunları göz önünde bulundurur ve bu tamiri yapmaz.

Kızlık Zarı Bozulmadan Gebelik Oluşabilir Mi?

Evet. Gebelik oluşması için kızlık zarının bozulması şart değildir. Yukarıda anlatıldığı gibi esnek olan bir zar tam bir cinsel ilişkide bozulmamış olmasına karşın gebelik oluşabilir. Diğer bir yol da yine ender görülmesine karşın erkeğin kızlık zarına çok yakın bir yere boşalmasıdır. Spermler oldukça hareketli hücreler olduklarından vajinanın girişinden rahimağzına ve buradan da iç genital sisteme geçerek gebeliği başlatabilirler.

Muayenede Kızlık Zarının Sağlam Olup Olmadığı Anlaşılabilir Mi?

Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanının yaptığı bir muayenede kızlık zarının yırtılmış olup olmadığı, yırtılmışsa bunun eski bir yırtık mı, yeni bir yırtık mı olduğu anlaşılabilir. Ancak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları resmi bir kurumda adli tabip olarak görevli olmadıkları sürece bu muayeneyi yapmamayı tercih etme veya muayene sonucunda rapor vermeyi reddetme özgürlüğüne sahiptirler. Dahası Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları hastanın kendisi dışındaki birine muayene sonucunu bildirmek zorunda da değildirler.

AddThis Social Bookmark Button

Cinselliğin Yaşı Var Mı

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Cinselliğin Yaşı Var Mı

Libido - Cinselliğin Kaynağı

Libido adı verilen cinsellik dürtüsü insanı cinsel eylem arayışına iten ve aynen açlık, susuzluk, kendini koruma dürtüleri gibi çalışan bir “itici güçtür”. Açlık, insanı gıda aramaya ve kendini beslemeye yöneltir ve amacı bedenin yaşamını devam ettirmek için ihtiyaç duyduğu maddeleri almasını sağlamaktır. Benzer bir şekilde libido insanın kendi neslinin devamını sağlamaya yönelik olarak çalışır ve onu karşı cinsten biriyle birleşerek yeni bir canlı dünyaya getirmeye yöneltir.

Cinselliğin kaynağı elbette bu kadar basit tarif edilemez. Zira “libidonun” başka kaynakları da vardır: Cinsellik, kendini tatmin ihtiyacı, gevşeme ihtiyacı, zafer kazanma ihtiyacı, ait olma ihtiyacı, beğenilme ihtiyacı, hayran olunma ihtiyacı, karşı tarafı fethetmiş olma duygusu yaşamak amacına yönelik olarak başlatılabileceği gibi çok ileri durumlarda sadizm ve mazoşizm gibi eğilimlerin eyleme dönüştürülmesine yönelik de çalışabilir.

Yaş ve İlişki Sıklığı

Sağlıklı bir erişkin 30-40 yaşları arasında haftada ortalama 1-4 kez ilişkide bulunur. Bu sabit bir sıklık değildir. Kişiden kişiye, aynı kişide farklı zamanlarda ilişki sıklığı geçici olarak artabilir veya azalabilir.

Yaş ilerledikçe ilişki sıklığında azalma eğilimi gözlenir. Kişide cinsel ilişki sıklığını belirleyen, kişide cinsellik dürtüsünün doyurulma ihtiyacıdır. Yaşla birlikte sıklık azalmasına rağmen, cinsellik arzusunu doğuran kaynağın gücü aynıdır, ancak kaynağın doyurulma ihtiyacı azalır.

Kadın Libidosu

Libido kadında ergenlikten 35 yaşına kadar artar, 45 yaşına kadar sabit kalır ve çok ileri yaşlara kadar gücünü korumaya devam eder. Kadın sağlıklı olduğu sürece yine çok ileri yaşlara kadar orgazm olabilme kabiliyetini korur. Hatta menopoza yaklaşmakta olan bir kadında gebelik oluşma ihtimalinin giderek azalmasıyla birlikte azalan gebe kalma korkusu, çocukların büyümesiyle birlikte ev iş yükünün azalması gibi etkenler kadında bu dönemlerde libidonun artmasına bile neden olabilir.

Gebelik döneminde kadında gebeliğin farklı dönemlerinde libidoda önemli değişiklikler ortaya çıkar. Özetle gebeliğin ilk üç ayında gebeliğe henüz uyumun sağlanılmaya çalışıldığı dönemlerde kadınların önemli bir kısmında libidoda ve cinsel ilişki sıklığında azalma gözlenir. İkinci üç aylık dönem genellikle kadının gebeliğe uyum sağlamış olduğu, gebeliğin erken döneminde görülen bulantı, kusma ve halsizlik gibi şikayetlerinin azaldığı ve genel olarak anne adayının kendini en iyi hissetiği bir dönemdir ve libido sıklıkla artmış olarak geri döner. Son üç aylık dönemde ise rahimin büyümesinin yarattığı mekanik etkiye bağlı olarak ortaya çıkan çeşitli rahatsızlıklar, yaklaşan doğumun özellikle ilk defa anne olacak kadında yarattığı endişe ve diğer etkenler libidonun genellikle tekrar azalmasına neden olur.

Kadın menopoza girdiği andan itibaren kanda östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte kadın genital organlarında atrofi adı verilen değişiklikler meydana gelir. Vajina dokusu “incelir”, elastikiyetini kaybeder, kadın uyarılsa da genital bölgenin salgılarının artarak ilişkiye hazır hale gelmesi daha uzun sürer. Genital bölgedeki bu değişiklikler ve “kuruluk” kadında ilişki esnasında ağrıya, ilişki sırasında ve sonrasında idrar yaparken yanma gibi şikayetlere neden olabileceğinden bu dönemde kadında libidosunda azalma görülebilir. Bu sorunu yaşayan kadınlarda çeşitli yollardan (tablet, flaster, fitil gibi) uygulanan östrojen tedavisiyle bu sorunların etkili bir şekilde giderilmesi mümkün olabilmektedir.

Erkek Libidosu

Erkekte libido 20-30 yaşlar arasında doruk noktasına çıkmış durumdadır ve bu dönemde cinsel ilişki sıklığı da en üst seviyededir. Erkek bedensel ve ruhsal açıdan sağlıklı olduğu sürece ileri yaşlara kadar ereksiyon ve orgazm olabilme özelliklerini koruyabilir. Yaş ilerledikçe (70 yaş ve üzeri) doğal olarak ortaya çıkan değişiklikler ereksiyon etkinliğinin azalmasına neden olabilir.

Özet

Kadının menopoza girdiğinde cinsel yaşamının bittiği doğru değildir. Hem erkek hem de kadında libido her ne kadar yaşa bağlı olarak azalma gösterse de, çiftler sağlıklı oldukları sürece çok ileri yaşlara kadar hiçbir tedaviye gereksinim olmadan cinselliklerini yaşamaya devam edebilirler.

AddThis Social Bookmark Button

Hamilelikte Cinsel Yaşam

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Hamilelikte Cinsel Yaşam

Çoğu kez, gebeliğin cinsel arzuyu artırdığı mı, yoksa azalttığı mı, sorusu ortaya çıkar. Fizyolojik açıdan, cinsel organlarda daha fazla kan toplandığı için, cinsel arzuların artması gerekir. Gebeliğin başlangıcında vagina duvarlarının esnek duruma gelmesi, erkekte de artan bir uyarılma oluşturur. Gebelik sırasında kadının cinsel yaşamla ilgili düşünceleri üç kategoriye ayrılabilir.

Birinci gruba giren kadınlar, gebe kaldıkları zaman, kadınlıklarına daha fazla güvenmeye başlar. Bu güven duygusu ve arzular birleşince, o zamana kadar olmadık şekilde, orgazmı tadarlar. Artık gebe kalmak korkusu da ortadan kalktığı için, kendilerini daha çok zevke kaptırırlar. Bu, özellikle ilk zamanlar ve ilk gebelik için söz konusudur. Fakat bu durumda kadınlar, fazla uyarılmadan kaçınmalı, çok sıkı ve derin birleşmelere yanaşmamalıdır.

İkinci grup kadınlarda annelik sevgisi uyanır, bütün öteki arzular zayıflar. Annelik bilinci, özellikle gebeliklerin orta devresinde, cenin hareketlerini duyumsayan kadınlarda görülür. Böyle kadınlar, eşlerini cinsel birleşimden caydırmaya çalışır. Bu gruptan kadınlar, gebelik sırasında geçici olarak cinsel soğukluğa yakalanır.

Cinsel yaşama karşı tiksinti duyarlar ve bundan dolayı suçluluk duygusu çekerler. Çünkü bunlar, cinsel ilişkinin amacının üremek olduğuna inanmıştır. Başkaları ise kör inançlarla doludur ve cinsel birleşim sırasında ana rahmindeki çocuğun başı sarsıldığı takdirde, aşırı şehvetli ya da geri zekalı bir bebek dünyaya getirmekten çekinir.

Erken doğum veya düşük yapmaktan da korkabilirler. Erken doğum ya da düşük yapmak eğiliminde olan kadınların dışında, her türlü cinsel yaşamdan kaçınan kadınlar, akıllıca davranmış olmaz; bu durumda koca ile barış içinde yaşamak çok zorlaşır. Kadın direnmeye devam ettiğinde, kocasına başka türlü yardımcı olmalıdır.

Üçüncü gruba, gebelikleri ileri devresine varmış kadınlar girer. Vagina duvarları cinsel ilişki i^in çok yumuşak duruma gelmiştir. Her iki taraf da hemen hiç uyarılmaz. Zevk duygusu o kadar azdır ki, kadın cinsel yaşama karşı ilgi duymamaya başlar. Rahmin iyice genişlediği son aylarda, cinsel ilişki canını sıkar ve genellikle çok çabuk yorulur. Erken doğum ve düşük yapmak tehlikesi olmayan kadınlar da aşağıdaki önlemleri gözönünde bulundurmalıdır:

1. Cinsel ilişki; 4. ayın sonuna kadar ortalama haftada bir kez; 7. aya kadar, ayda üç ile dört kez ve 8. ayda iki kez yapılmalıdır. 9. ayda cinsel birleşimden kaçınılmalıdır.

2. Cinsel pozisyonlar gebelik ilerledikçe değiştirmelidir. Fazla derine girmemeyi ve ihtiraslı hareketler yapmamayı, erkek kendisine kural edinmelidir, kadın da hareketlere katılmalıdır.

3. Cinsel organlar kesinlikle uyarılmamalı; bunun yerine göğüsler okşanabilir. Göğüs uyarılmaları rahmin kasılmasını sağlar, fakat kadın eğer gebelikten önce buna alışıksa, erken doğum ve düşük yapmak tehlikesi hemen hemen yoktur. Gebelik sırasında göğüs uyarılmaları özellikle meme uçlarının emilmesi, kadını çocuğu emzirmeye hazırlar. Emmek, meme ucu derisini kuvvetlendirir ve uçları belirginleşir. Gebeliğin ileri devrelerinde hiç bir şekilde parmaklar vaginaya sokulmamalıdır.

4. Erkek cinsel birleşimi, yukarda önerilen sayılardan daha sık yapmakta diretirse ya da kadının canı ilişkide bulunmak istemezse, kadın durumun üstesinden ustalıkla gelmeli, erkeği kabaca reddetmemelidir. Karşılıklı uyarma sırasında, konuşma konusunu değiştirmeli ve erkeğin arzularını hafifletmelidir. Bunda başarılı olamazsa, kocasın okşamayla orgazma ulaştırmalıdır.

Bazen ağız-cinsel organlar pozisyonu olan M?F uygulanabilir. Bu durumda erkek cinsel organlarını çok temiz tutmalıdır ve kadın, spermleri yuttuğunda endişeye kapılmamalıdır. Bunun kadına bir zararı yoktur. Yalnız kadın erkeğe derin bir sevgiyle bağlı değilse, bu ona zor gelebilir.

Kadının bu pozisyonu uygulaması, erkekte ortak sevgilerinin yeni bir bilincini doğurur ve onu mutluluk duygusuna ulaştırır. Penisin uyarılması herhangi bir nedenden olanaklı değilse ya da erkek birleşimde diretirse kadın arkadan yan pozisyonu alabilir. Erkeğin boşalmasını hızlandırmak için kadın, kaba etlerini ritmik hareketle kasabilir ve penisin uyarılmasını artırabilir.

Kısaca toparlamak gerekirse, kadın kocasının isteklerine uyabilir. Fakat bunda sağlığını tehlikeye sokmamalıdır. Eğer bunu gerçekleştirirse, ruhsal ve bedensel sevgiyi tam anlamıyla kazanır, kendisine de, gebeliğin bir hastalık olmadığını kanıtlar.

AddThis Social Bookmark Button

Sertleşmeme ve Erken Boşalma

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Sertleşmeme ve Erken Boşalma

 

ERKEKTE EREKSİYON ZORLUÐU VEYA İKTİDARSIZLIK

Penisin ilişkiye girecek kadar sertleşmemesinde ve sürekli hale gelmesinde ereksiyon zorluğunda iktidarsızlık söz konusu olmaktadır. Fiziksel yada psikolojik nedenlerden dolayı meydana gelir.Bu nedenle bu iki grup altında incelenmelidir.

FİZİKSEL NEDENLER:

Nörolojik nedenler, vasküler sistemlerdeki bozukluklar nedeni ile, ürolojik nedenler, metabolik sistemler. Örneğin diyabet, tansiyon, kolestrol gibi, yaşın ilerlemesi ile ilgili sorunlar ve hormonal sistemlerdeki sorunlar (örneğin erkekte testerogen hormonu eksikliği cinsel isteği azaltıyor) sayılabilir.

PSİKOLOJİK NEDENLER:

Aşırı alkol, yeni bir ortam ve eş, aşırı yorgunluk, yeterince zihinsel olarak kanalize olamama, eşler arasındaki gecimsizlik, iletişim kopuklukları, aldatma nedeni ile suçluluk duygusu, tecrubesizlik

Nedenler arasında sayılmakta

EREKSİYON SORUNUNA ÇÖZÜMLER

Psikolojik sorunlarda doktorun önereceği ilaçlar soruna çare olabilmektedir veya Psikolojik danışmanlar ile bu konu konuşarak halledile bilinmekte. Sorun norolojik ve ve sinirsel kökenli olduğunda penis içine iğne ile tedavi yöntemi uygulanıyor. Hastaya öğretilerek ilişki öncesi yapılması sağlanıyor yaklaşık 5~10 dakika sonra etkisi görülüyor. Penis sertleşiyor. Yaklaşık 1 saat ereksiyon durumunda kalabiliyor

PGE1 denilen ilaç grubundaki ürünler jel şeklinde ve idrar kanalına sıkılıyor veya enjekte ediliyor.İğnelerle ayni etkiye sahip ve yan etkisi iğnelere nazaran daha az ve fiyatları daha pahalı. Ağızdan alınan ilaçlar: Viagra türü ilaçlar. Doktor kontrolünde alınmalıdır. Yan etkileri, yaş durumuna göre artabilir.Vakum terapi yapılabilir veya protez takılabilir.

SPERM SAYISI NEDİR NE KADAR OLMALIDIR?

Miktarı 4cc civarında rengi grimsidir. Erkek boşaldığında sperm sayısı 150 - 250 milyon civarındadır. Spermin sayısının çokluğundan ziyade spermlerin hareketliliği önemlidir. En az yüzde 60 hareketlilik gereklidir

ERKEN BOŞALMA NEDİR? BELİRTİLERİ NELERDİR?

Erkek cinsel birleşme sırasında istemeden boşalma gerçekleşiyorsa erken boşalma da söz konusundur. Suresi kişiden kişiye değişmektedir: İlişki baslar başlamaz veya cinsel ilişki başlamadan bile boşalma söz konusu olabilir. Çoğunluk ilişki baslar başlamaz ilk 2 ila 3 dakika içinde istem dışı boşalma yasıyorlar

Yapılan muayenelerde ve testlerde herhangi bir fiziksel bulgu bulunamayabilir sorun genellikle psikolojik kaynaklıdır.

ERKEN BOŞALMA NEDENLERİ NELERDİR?

Psikolojik sebepler
Yeni bir eş,
Evlilik öncesi cinsel ilişki
Yasak ilişki nedeniyle suçluluk duygusu,
Aldatma nedeni ile ese karşı duyulan suçluluk duygusu
Cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma korkusu
Hamile bırakma korkusu
Tecrübesizlik
Sevişme öncesi yaşanan stresli bir durum, (kavga vs..)
Yetersizlik endişesi
Aşırı yorgunluk
Korku
Aşırı uyarılma
Aşırı alkol

ERKEN BOŞALMA NASIL ÖNLENEBİLİR

Çiftler psikolojik bir danışmandan yardım isteyebilirler. Ayrıca ufak bir takım detaylarda erken boşalma konusunda yardımcı olabilir. Nedenler tespit edildiği takdirde zaten sorunu giderici davranışlarda bulunmak yeterli olacaktır. Danışmanların verdikleri taktiklerde zaten endişe ve sıkıntıları yok etme yönünde olacaktır. Bu arada yardımcı olarak erkeğin prezervatif kullanması önerile bilinir. Kadın sevişme sırasında erkeğe yardımcı olmalı cinsel ilişkide fazla heyecan ve doruk noktasına yakın ilişkiyi yavaşlatarak yada durarak boşalmayı önliyebilir.. Sık sık dinlenerek durarak yapılan sevişmeler bir müddet sonra erkeğin kendini kontrol etmesine yardımcı olabilir

Bunun dışında erkek boşalma noktasına geldiğinde esi penisin dip kısmını birkaç saniye sureyle sıktığında boşalmayı yine önlenebilir.

PROSTAT NEDİR

Hastalık yapıcı birtakım mikroorganizmalar idrar kanalından yukarı çıkarak erbezine ulaşır ve burada ağrılara neden olur.Prostat erbezlerinin iltihaplanmasıdır.Bağırsaklarda bulunan kolon basili denilen bir bakteri de prostata neden olmaktadır.

PROSTATIN NEDENLERİ

Uzun süre yalnız yasama
sürekli oturarak çalışma nedeniyle genital organlara kan oturması
Sürekli eş değiştirme
Cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanmamak
Genital organların temizliğine yeterince önem vermemek
Uzun sureli bağırsak hareketsizliği prostata neden olabiliyor.

PROSTATIN YAŞLA BİR İLGİSİ VAR MI

Eskiden 45~50 yaşları arasında ortaya çıkan bir hastalık olarak görülen prostat hastalığı günümüzde 40 yaşın altındaki erkeklerde de de rastlanmaktadır. Uzun süreli oturarak çalışmaktan doğan genital bölgelere kan oturması neticesinde oluşan ısı artışı mikropların üremesine neden olur. Bu nedenle her yasta yakalanmak mümkün olmaktadır

PROSTATIN TEDAVİSİ NE OLMALIDIR

Doktor muayeneden sonra Antibiyotiklerle tedavi uygulamasına geçer. Prostatın neden olduğu sebebe göre antibiyotiğin yanı sıra ateş düşürücü ve bağırasak çalıştırıcı ilaçlar verebilir.

PROSTATA YAKALANMAMAK İÇİN NELER YAPMALIYIM

Alkol kullanımını en aza indirin,
Fazla tuz kullanmamaya gayret edin
Az yağlı bol lifli yiyeceklere tüketin.Düzenli yemek yiyin
Sebze ve meyve tüketimini çoğaltın
Destekleyici ek vitamin ve mineraller alın.A ve E vitaminlerine özellikle dikkat edin
Fazla cinsel ilişkide az ilişki kadar tehlikelidir..Düzenli seks prostatı önleyebilir

AddThis Social Bookmark Button

Sertleşmeme ve Erken Boşalma

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Sertleşmeme ve Erken Boşalma

 

ERKEKTE EREKSİYON ZORLUÐU VEYA İKTİDARSIZLIK

Penisin ilişkiye girecek kadar sertleşmemesinde ve sürekli hale gelmesinde ereksiyon zorluğunda iktidarsızlık söz konusu olmaktadır. Fiziksel yada psikolojik nedenlerden dolayı meydana gelir.Bu nedenle bu iki grup altında incelenmelidir.

FİZİKSEL NEDENLER:

Nörolojik nedenler, vasküler sistemlerdeki bozukluklar nedeni ile, ürolojik nedenler, metabolik sistemler. Örneğin diyabet, tansiyon, kolestrol gibi, yaşın ilerlemesi ile ilgili sorunlar ve hormonal sistemlerdeki sorunlar (örneğin erkekte testerogen hormonu eksikliği cinsel isteği azaltıyor) sayılabilir.

PSİKOLOJİK NEDENLER:

Aşırı alkol, yeni bir ortam ve eş, aşırı yorgunluk, yeterince zihinsel olarak kanalize olamama, eşler arasındaki gecimsizlik, iletişim kopuklukları, aldatma nedeni ile suçluluk duygusu, tecrubesizlik

Nedenler arasında sayılmakta

EREKSİYON SORUNUNA ÇÖZÜMLER

Psikolojik sorunlarda doktorun önereceği ilaçlar soruna çare olabilmektedir veya Psikolojik danışmanlar ile bu konu konuşarak halledile bilinmekte. Sorun norolojik ve ve sinirsel kökenli olduğunda penis içine iğne ile tedavi yöntemi uygulanıyor. Hastaya öğretilerek ilişki öncesi yapılması sağlanıyor yaklaşık 5~10 dakika sonra etkisi görülüyor. Penis sertleşiyor. Yaklaşık 1 saat ereksiyon durumunda kalabiliyor

PGE1 denilen ilaç grubundaki ürünler jel şeklinde ve idrar kanalına sıkılıyor veya enjekte ediliyor.İğnelerle ayni etkiye sahip ve yan etkisi iğnelere nazaran daha az ve fiyatları daha pahalı. Ağızdan alınan ilaçlar: Viagra türü ilaçlar. Doktor kontrolünde alınmalıdır. Yan etkileri, yaş durumuna göre artabilir.Vakum terapi yapılabilir veya protez takılabilir.

SPERM SAYISI NEDİR NE KADAR OLMALIDIR?

Miktarı 4cc civarında rengi grimsidir. Erkek boşaldığında sperm sayısı 150 - 250 milyon civarındadır. Spermin sayısının çokluğundan ziyade spermlerin hareketliliği önemlidir. En az yüzde 60 hareketlilik gereklidir

ERKEN BOŞALMA NEDİR? BELİRTİLERİ NELERDİR?

Erkek cinsel birleşme sırasında istemeden boşalma gerçekleşiyorsa erken boşalma da söz konusundur. Suresi kişiden kişiye değişmektedir: İlişki baslar başlamaz veya cinsel ilişki başlamadan bile boşalma söz konusu olabilir. Çoğunluk ilişki baslar başlamaz ilk 2 ila 3 dakika içinde istem dışı boşalma yasıyorlar

Yapılan muayenelerde ve testlerde herhangi bir fiziksel bulgu bulunamayabilir sorun genellikle psikolojik kaynaklıdır.

ERKEN BOŞALMA NEDENLERİ NELERDİR?

Psikolojik sebepler
Yeni bir eş,
Evlilik öncesi cinsel ilişki
Yasak ilişki nedeniyle suçluluk duygusu,
Aldatma nedeni ile ese karşı duyulan suçluluk duygusu
Cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma korkusu
Hamile bırakma korkusu
Tecrübesizlik
Sevişme öncesi yaşanan stresli bir durum, (kavga vs..)
Yetersizlik endişesi
Aşırı yorgunluk
Korku
Aşırı uyarılma
Aşırı alkol

ERKEN BOŞALMA NASIL ÖNLENEBİLİR

Çiftler psikolojik bir danışmandan yardım isteyebilirler. Ayrıca ufak bir takım detaylarda erken boşalma konusunda yardımcı olabilir. Nedenler tespit edildiği takdirde zaten sorunu giderici davranışlarda bulunmak yeterli olacaktır. Danışmanların verdikleri taktiklerde zaten endişe ve sıkıntıları yok etme yönünde olacaktır. Bu arada yardımcı olarak erkeğin prezervatif kullanması önerile bilinir. Kadın sevişme sırasında erkeğe yardımcı olmalı cinsel ilişkide fazla heyecan ve doruk noktasına yakın ilişkiyi yavaşlatarak yada durarak boşalmayı önliyebilir.. Sık sık dinlenerek durarak yapılan sevişmeler bir müddet sonra erkeğin kendini kontrol etmesine yardımcı olabilir

Bunun dışında erkek boşalma noktasına geldiğinde esi penisin dip kısmını birkaç saniye sureyle sıktığında boşalmayı yine önlenebilir.

PROSTAT NEDİR

Hastalık yapıcı birtakım mikroorganizmalar idrar kanalından yukarı çıkarak erbezine ulaşır ve burada ağrılara neden olur.Prostat erbezlerinin iltihaplanmasıdır.Bağırsaklarda bulunan kolon basili denilen bir bakteri de prostata neden olmaktadır.

PROSTATIN NEDENLERİ

Uzun süre yalnız yasama
sürekli oturarak çalışma nedeniyle genital organlara kan oturması
Sürekli eş değiştirme
Cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanmamak
Genital organların temizliğine yeterince önem vermemek
Uzun sureli bağırsak hareketsizliği prostata neden olabiliyor.

PROSTATIN YAŞLA BİR İLGİSİ VAR MI

Eskiden 45~50 yaşları arasında ortaya çıkan bir hastalık olarak görülen prostat hastalığı günümüzde 40 yaşın altındaki erkeklerde de de rastlanmaktadır. Uzun süreli oturarak çalışmaktan doğan genital bölgelere kan oturması neticesinde oluşan ısı artışı mikropların üremesine neden olur. Bu nedenle her yasta yakalanmak mümkün olmaktadır

PROSTATIN TEDAVİSİ NE OLMALIDIR

Doktor muayeneden sonra Antibiyotiklerle tedavi uygulamasına geçer. Prostatın neden olduğu sebebe göre antibiyotiğin yanı sıra ateş düşürücü ve bağırasak çalıştırıcı ilaçlar verebilir.

PROSTATA YAKALANMAMAK İÇİN NELER YAPMALIYIM

Alkol kullanımını en aza indirin,
Fazla tuz kullanmamaya gayret edin
Az yağlı bol lifli yiyeceklere tüketin.Düzenli yemek yiyin
Sebze ve meyve tüketimini çoğaltın
Destekleyici ek vitamin ve mineraller alın.A ve E vitaminlerine özellikle dikkat edin
Fazla cinsel ilişkide az ilişki kadar tehlikelidir..Düzenli seks prostatı önleyebilir

AddThis Social Bookmark Button

Kadın Gözüyle Viagra

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Kadın Gözüyle Viagra

Bu güne dek Viagra”nın erkekler üzerindeki etkisi bilimsel ve bilimsel olmayan çevrelerde pek çok kereler tartışmaya açıldı. Ancak kimsenin aklına bu tedavinin kadınlar üzerindeki etkisini araştırmak gelmedi. Saygın İngiliz gazetelerinden ‘”The Times”"ın sağlık sayfasında yeralan bir inceleme yazısında, eşleri Viagra kullanan kadınların ne düşündüğü ele alınıyor. Psikoterapist adındaki bir terapistin deneyimlerinden yola çıkarak kaleme alınan yazıda, psikoterapi gören bir kadının görüşlerine yer veriliyor.

‘”Cinsellikten uzak bir yaşamdan, birdenbire cinsellik yüklü bir yaşama geri dönmek pek kolay olmadı. Son 10 yıldır kocamla cinsel yaşantımız masum bir öpücük ve sarılıp yatmaktan ibaretti. Benim için yatak, kitap okuduğum, dinlendiğim, uyuduğum ve çikolata yediğim bir sığınaktı.

Artık menopoz dönemini çoktan geride bıraktım ve ayrıca hormon tedavisi de görmüyorum. Bu nedenle cinsel organlarımın, bunca yıllık aradan sonra, faal duruma geçmesinden pek de hoşnut kaldığımı söyleyemem. İşin fenası kocam bu yeni durumundan son derece memnun. Ereksiyon durumunda yüzünde meydan savaşı kazanmış bir komutanın ifadesini görüyorum. Bu durumda ne yapacağımı bilemiyorum. Kısacası, kocamın başına konan talih kuşu benim bunalıma girmeme neden oldu. Bu yaşımda huzur ve güvence ararken, kendimi boşlukta buldum.”"

Cinsel ilişkiden kaçarak, uyuma taklidi yaparak geçici çözümlerle sorunu geçiştirirler. Sözlü iletişimin çok zayıf olduğu bu gibi durumlarda Viagra iki taraf için de mükemmel bir çözümdür. Diğer bir kadın grubunu başarılı iş kadınları oluşturur. Bu tip kadınlar için her şey bir plan ve program dahilinde yürütülmelidir. Zeki, başarılı ve yaşamlarında rastlantıya yer vermek istemeyen bu kadınlar hamile kalacakları zamanı kendileri belirlemek ister. Hamile kalmak istedikleri zaman belirli zamanlarda kocalarından olağanüstü performans beklerler. Ne var ki pek çok erkek için bu korkutucu ve panik yaratan bir durumdur.

Kendilerini sperm üreten bir makine gibi hisseden bu erkekler, cinsel ilişkinin bir görev haline gelmesinden rahatsızlık duyarlar. İşte bu durumdaki erkekler için Viagra sanki Tanrı”nın bir lütfudur. Bu bağlamda 2000 yılında doğacak bebeklerin pek çoğunun Viagra desteği ile dünyaya geleceğine kesin gözüyle bakılıyor.

Pek çok kadın ise eşlerinin Viagra kullandığından haberdardır ve durumdan katiyetle şikayetçi değildirler. Gençliklerinde oldukça hareketli bir cinsel yaşamları olan bu yaşlı kadınlar, cinsel yaşamları sona erdiği zaman genellikle şikayet etmezler veya bu konuda konuşmazlar, çünkü pek çoğu için cinsel konular tabudur ve gizli tutulması gerekir. Ancak yaşları ne olursa olsun Viagra”nın onlar için açtığı kapıdan severek geçerler.

Mildred bu kadınlardan biri. Kendisi 79 yaşında ve kocası Tom kendinden 2 yaş büyük: ‘”Seks her zaman bizim için önemliydi. Şimdi yine eskiye dönebildiğimiz için çok mutluyum. Bence Viagra muhteşem bir olay. Bazen Tom ile birlikte bütün günü yatakta geçiriyoruz.”"diyor.

Viagra yaşlılar arasında yeni ilişkilerin kurulmasına yardımcı oluyor. Fiziksel aşkın geçmişte kaldığını düşünen yaşlılar, Viagra”nın desteği ile gençleri kıskandıracak tarzda ilişkiler yaşayabiliyorlar. 75 yaşındaki Ted bu konuda şunları söylüyor: ‘”Viagra bu yaşta harikalar yaratıyor. Tam cinsel yaşamınızın sona erdiğini düşündüğünüz bir anda imdadımıza yetişti. Bu mutluğun bedelini ne olursa olsun ödemeye hazırım.”"

Cinselliğe çok meraklı olmasalar da Viagra”nın piyasaya çıkmasını memnuniyetle karşılayan bir grup kadın daha var. Jill, bunlara tipik bir örnek: ‘”Seks benim için hiçbir zaman ilk planda olmadı. Seks olmadan da evliliğimi rahatlıkla sürdürebilirim. Hatta bir fincan kahveyi sekse tercih edebilirim.

Ancak son 6 yıldır kocamı pençesine alan iktidarsızlık sorunu, beraberliğimizi çekilmez hale getirdi. Bu durumundan beni sorumlu tutan Richard, kronik bir depresyon içine girdi. Bazı günler ayrılmayı dahi düşündüğümü itiraf etmeliyim. Ancak Viagra kullanmaya başladığından beri eski bunalımlı Richard gitti, yerine neşeli, kendinden emin ve mutlu bir Richard geldi. Eski mutluluğumuza yeniden kavuştuk.”"

AddThis Social Bookmark Button

Uyaran Parfümler

30 Mart 2008 voLkAn Kategori: Cinsellik Yorum Yok »

Uyaran Parfümler

 

Bazı kadın parfümlerinde kullanılan sentetik pheromone maddesinin erkeklerin ilgisini daha da artırdığı ve ilişkiyi etkilediği saptandı. Araştırmacılar, sentetik pheromone (havayla birleşince uyarıcı etki yaratan kimyasal bir madde) içeren parfüm kullanan kadınlarla erkeklerin daha çok birlikte olduğunu, parfümün uyarıcı ve büyüleyici çekiciliğinin, öpüşme ve ilişkiyi etkilediğini belirledi. Uzmanlar sentetik pheromonenin, seks mıknatısı olduğunu ve kadının seks cazibesini artırdığını belirtiyor.

San Francisco State Üniversitesi?nde yapılan araştırmada, pheromone bulunan normal parfüm kullanan kadınların, içinde pheromone bulunmayan parfüm kullanan kadınlara göre erkeğin daha fazla ilgisini çektiği saptandı. Phoromone bulunan parfüm kullanan kadınların %74′ü, erkeğin ilişkisinin üç kat veya daha fazla artmasını körüklerden, pheromone bulunmayan parfüm kullanan kadınların %23′ünde aynı oran belirlendi.

Pheromone bulunan parfüm kullanan kadınların, erkeğe cinsel açıdandaha çekici geldiği, pheromonenin kokusunun değil güçlü kimyasal etkisinin erkekte seks arzusu yarattığı düşünülüyor. Pheromone bulunan parfüm kullanan kadınların, erkek arkadaşları veya eşleriyle öpüşme, romantik yaklaşma ve okşanma oranının haftada birden 6′ya, sevişme sayısının da birden 4′e çıktığı belirlendi.

AddThis Social Bookmark Button




Eglence
irc hosting, web hosting, web tasarim

kiralik bobchat